Sıbyan mektepleri, Osmanlı Devleti’nde eğitimin ilk basamağını teşkil etmektedir. Bu mektepler, Osmanlı’ya has kurumlar olmayıp, kökleri Emevîlere kadar uzansa da mekteplerin son şeklini Osmanlılar vermiştir. Tanzimat döneminde sadece İstanbul’da 360 tane sıbyan mektebinin olduğu bilinmektedir. Yazımızda, Valide Hatice Sultan tarafından yaptırılan Yeni Camii Sıbyan Mektebi’nin hazin hikâyesine yer veriyoruz…
Yeni Cami Külliyesi, hünkâr kasrı, dârulkurrâ, sıbyan mektebi, türbe, hazire, çeşmeler, Mısır Çarşısı ve Sultan Üçüncü Ahmed Han tarafından yaptırılmış kütüphanesi ve muvakkithanesiyle geniş bir yer kaplamaktadır. Külliyenin temellerini, 1597 yılında Sultan Üçüncü Murad Han’ın eşi Safiye Sultan’ın emriyle Mimar Davud Ağa atmıştır. Bir dönem, Dalgıç Ahmed Ağa’nın yürüttüğü inşaat, Safiye Sultan’ın vefatıyla yarım kalmış; 66 yıl sonra dönemin padişahı Dördüncü Mehmed Han’ın validesi Hatice Turhan Sultan’ın gayretleriyle dönemin Mimarbaşı Mustafa Ağa tarafından tamamlanmıştır.
Eski gravürlerden caminin sur dâhilinde inşa edildiği, vakfiye kayıtlarından da bu kapıların gece kapatılıp gündüz açıldığı anlaşılmaktadır. Bu duvarlardan günümüze sadece hünkâr kasrını taşıyan kule gelebilmiştir.
17. yüzyıla tarihlenen gravürlerde, deniz tarafındaki avlu kapıları, ayrıntılı bir şekilde görülmektedir. 19. yüzyılda bölgenin ticaret merkezi hâline gelmesi, avlu dâhilinde birçok ticarethanenin yapılması ile avlu duvarları yıktırılır. İş Bankası Müzesi’nin olduğu yerde külliyenin dârulkurrâsı yer alıyordu. Dârulkurrâ ile türbe arasındaki avlu kapısı üzerinde ise sıbyan mektebi yer almaktaydı.
Yazının tamamını Yedikıta Dergisi 185. sayısından (Ocak 2024) okuyabilirsiniz.
Orta Asya bozkırlarından Anadolu topraklarına uzanan bin yıllık kültür mirası çini, Selçuklu’nun ihtişamlı kubbelerinden, Osmanlı’nın…
Büyük Kuzey Savaşı (1700-1721), tarihimizde pek bilinmez. Ancak İsveç kralı 12. Karl’ı iyi biliriz. Nam-ı…
Avrupa’nın en büyük göllerinden birinin kıyısında; bir yanımızda tatlı suyun maviliği, diğer yanda Alp Dağları’nın…
Hac yolculuğu, eskiden yalnızca bir ibadet değil; şehir hayatında, evlerde ve mahallelerde iz bırakan önemli…
İznik’te üretilen çiniler, Osmanlı çiniciliğinin ulaştığı sanat seviyesinin en parlak örneklerini temsil eder. İznik atölyelerinin…
İznik çini sanatını ayrıcalıklı kılan husus, mercan kırmızısıdır. Yüzyıllar boyunca İznik çinilerinin en büyük sırrı…