Ebubekir Efendi’nin, Güney Afrikalı Müslümanlara dinlerini öğretmek üzere kaleme aldığı Beyânü’d-Dîn isimli eseri, vefatından yıllar sonra bile Cape Town’daki bir öğrencinin merakını giderecek, torunu da Ümit Burnu’ndaki Kaf Dağı’na niçin bu ismin verildiğini ona anlatacaktı…
Güney Afrika’nın Cape Town şehrine ilk defa ayak bastığımda şehrin her yerinden görünen muazzam Masa Dağı’yla adeta göz göze gelmiştim. Tam karşımda haşmetiyle yükselen bu dağ, daha önce gördüğüm dağların hiçbirisine benzemiyordu. Dağlar genelde tabii olarak yukarıya doğru bir huni şeklinde yükselirler. Oysa yerli dilde Masa Dağı adıyla bilinen bu dağ sanki ortadan paralel olarak ikiye kesilmiş ve bir masa şeklini almıştı. Peki bu dağın hikâyesi neydi. Bir dağ nasıl bu kadar düz olabilirdi? Bunun bir ilmî açıklaması olmalıydı.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi 96. sayısından (Ağustos 2016) okuyabilirsiniz.
Asırlar boyunca İslâm medeniyetinin manevî omurgasını oluşturan fütüvvet ve onun Anadolu’daki tezahürü olan Ahilik, gençliği…
Küçük bir gemi reisliğinden kaptan-ı deryalığa kadar yükselen Barbaros Hayreddin Paşa, Akdeniz’in her köşesinde yankılanan…
Tarihin engin hatıralarını barındırır Divanyolu. Yerebatan Sarnıcı’ndan yola çıksanız, yol boyu sağlı sollu pek çok…
Kânî Efendi’nin gönlündeki İstanbul’a gitme sevdası karşısında herkes, aklıyla konuşmuştu ama o, gönlüyle yürümüştü…
Selçuklu dönemi, tefsir ilminin müstakil bir disiplin olarak şekillendiği, farklı coğrafyalarda ihtiyaçlara cevap veren zengin…
İstanbul’un ihtişamlı tarihinin gölgesinde kalan Çatalca Surları, şehrin dış savunma hattının bir parçası olarak beşinci…