19. yüzyılın sonlarında başlayan “Batılılaşma” ve “yenilikçilik” hareketleri sonucunda 20. yüzyılın ilk yarısında İstanbul’da başlayan imar faaliyetleriyle kimliğine, sanat ve mimari değerine bakılmaksızın vakıf kökenli eserlerin hatırı sayılır bir kısmı ortadan kaldırılmıştır. İşte bazıları…
Osmanlı Devleti’nde vakıfların gelişimi, devletin içinde bulunduğu siyasi, sosyal ve ekonomik durum ile doğrudan alakalı olmuştur. Nitekim, Osmanlı’nın son devrinde meydana gelen savaşlar, tabii afetler, yangınlar vs. yanında siyasî karışıklıklar yüzünden vakıflar idaresi işlemez duruma gelmişti. Tekkelerin kapatılması ve medreselerin yerine yeni mekteplerin yapılmaya başlamasıyla pek çok vakıf eseri kaderine terk edilmiştir. Birçoğu da Milli Eğitim Bakanlığı idaresine geçmiştir. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün kurulmasından sonra dini yapıların tamamına yakını bu idarenin kontrolüne girmiştir.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi 96. sayısından (Ağustos 2016) okuyabilirsiniz.
Orta Asya bozkırlarından Anadolu topraklarına uzanan bin yıllık kültür mirası çini, Selçuklu’nun ihtişamlı kubbelerinden, Osmanlı’nın…
Büyük Kuzey Savaşı (1700-1721), tarihimizde pek bilinmez. Ancak İsveç kralı 12. Karl’ı iyi biliriz. Nam-ı…
Avrupa’nın en büyük göllerinden birinin kıyısında; bir yanımızda tatlı suyun maviliği, diğer yanda Alp Dağları’nın…
Hac yolculuğu, eskiden yalnızca bir ibadet değil; şehir hayatında, evlerde ve mahallelerde iz bırakan önemli…
İznik’te üretilen çiniler, Osmanlı çiniciliğinin ulaştığı sanat seviyesinin en parlak örneklerini temsil eder. İznik atölyelerinin…
İznik çini sanatını ayrıcalıklı kılan husus, mercan kırmızısıdır. Yüzyıllar boyunca İznik çinilerinin en büyük sırrı…
View Comments
Gerçek manada tarihimizi öğrenebileceğimiz tek dergi diyebilirim.emeği geçen herkese şükranlarımızı arz ederim..