Devlet-i Âl-i Osman’ın saray duvarlarında yankılanan pek çok ses şairlere aitti… Kelimeler kâmusun derinliklerinden çıkarılır, hayatın içine sokulur ve ruha dokunurcasına yoğrulurdu. Her bir beyti “kuyumcu nezaketi”yle işlenen divan şiirlerinden birisi de klasik edebiyatımızın ustalarından Fuzulî’ye aittir…
Şiir kelimelere hükmetme gücüdür. Kelimeler ise dilin ordusudur. Bir dilin şiiri tükenmeye durduğunda medeniyeti buharlaşmaya koyulur. Sesine söz geçiremez hale gelen insan, dağarcığından fışkıran sözlerin manalarını idrak edemez olur.
Dünya tarihine bakın. Medeniyetlerin şiirde yükseldikçe “zemin”de yerleştiğini göreceksiniz. Ve şiir tükendikçe insanların kendi medeniyetlerini yerdiği göreceksiniz. Ve kelimelerine hükmedemeyen devletlerin ordular önünde eridiğini göreceksiniz. Ve insan asaletinin şiirin kudretine endeksli olduğunu göreceksiniz.
Büyük bir özlemle yad ettiğimiz Devlet-i Âl-i Osman’ın saray duvarlarında yankılanan pek çok ses şairlere aitti. Kelimeler kâmusun derinliklerinden çıkarılır, hayatın içine sokulur ve ruha dokunurcasına yoğrulurdu. Her bir beyti “kuyumcu nezaketi”yle işleyen divan şairleri, medeniyetimizin ses mimarları olarak hak ettikleri değeri görürlerdi.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi Ekim (27. Sayı 2010) sayısından okuyabilirsiniz.
Osmanoğulları’nın ilk büyük payitahtı, Osmanlı’nın dibacesi ve beylikten devlete geçişin müjdeleyicisi Bursa; yeşili ve suyuyla…
Şeyh Üftâde (1490-1580) Hazretleri, daha doğumunda görülen müjdeli bir rüyanın işaret ettiği üzere, zühdü, takvâsı…
Bugün İslâm medeniyetinden söz edebiliyorsak, bunu Medine-i Münevvere’ye borçluyuz diyebiliriz. Zira İslâmî kültürün tekâmül etmeye…
Yazmak, bilgiyi kalıcı hâle getirmek ve nesiller boyunca paylaşmanın en sağlam yoludur. Müstensihlerden şapograf makinelerine…
Mustafa Râkım Efendi, Osmanlı hattatlığında celî sülüs ve tuğrada çığır açan müstesna bir üstattır.
Kalemi güçlü olduğu kadar, bedenen de kuvvetli olan Ahmed Midhat Efendi, devrin gazetecilerinden Lastik Said…