Deve, göçebe hayat denince akla ilk gelen hayvanlardandır. O aynı zamanda kültür ve medeniyet de nakletmiş, şehirlerin yerlerini belirlemiş, askerî birliklerde adı geçmiş, zenginlik ölçüsü, masal kahramanı bir hayvandır…
Göçebeliğin Simgesi Oldular
Deve, aslında bir çöl hayvanı olması bakımından Arap kültürünü çağrıştırmaktadır. İbn Haldun, Arap kavimlerini Bedevî ve Hadarî olarak ikiye ayırırken deveyi yetiştirip yetiştirmediklerini de göz önünde bulundurarak bu ayrımı yapmıştır. Araplar, şehirde yaşayan insanlara tarımla uğraştıkları için “ehl-i hadar”, çölde yaşayanlara ise deve yününden yaptıkları çadır, elbise ve diğer eşyaya izâfeten “ehl-i veber” demişlerdir.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi 83. sayısından (Temmuz 2015) okuyabilirsiniz.
Osmanoğulları’nın ilk büyük payitahtı, Osmanlı’nın dibacesi ve beylikten devlete geçişin müjdeleyicisi Bursa; yeşili ve suyuyla…
Şeyh Üftâde (1490-1580) Hazretleri, daha doğumunda görülen müjdeli bir rüyanın işaret ettiği üzere, zühdü, takvâsı…
Bugün İslâm medeniyetinden söz edebiliyorsak, bunu Medine-i Münevvere’ye borçluyuz diyebiliriz. Zira İslâmî kültürün tekâmül etmeye…
Yazmak, bilgiyi kalıcı hâle getirmek ve nesiller boyunca paylaşmanın en sağlam yoludur. Müstensihlerden şapograf makinelerine…
Mustafa Râkım Efendi, Osmanlı hattatlığında celî sülüs ve tuğrada çığır açan müstesna bir üstattır.
Kalemi güçlü olduğu kadar, bedenen de kuvvetli olan Ahmed Midhat Efendi, devrin gazetecilerinden Lastik Said…