Sabırla İşlenen Zarafet Taçkapılar

Anadolu’nun taçkapıları, medeniyetimizin taşa işlenmiş şaheserleridir. Her birinde incelik ve zarafetin yanında, mahir ustaların sabrı ve hüneri vardır. Taş ve tuğlanın ötesine geçen her yapı, ecdadın taşı dile getiren imzası, şehirlerin kalbinde yaşayan birer hatıradır…

Anadolu’da nereye gidilse, hangi sokağa adım atılsa, karşınıza ecdat yadigârı eserler çıkar. Bu topraklar, asırlar boyunca sayısız medeniyete ev sahipliği yapmış; her biri,
ardında izler ve nişaneler bırakmıştır. Taşın üstünde, toprağın altında keşfedilmeyi bekleyen binlerce yıllık tarih vardır.

Herhangi bir şehrin çarşısında gezerken köşede duran hanın kemerinde, Selçuklu taş işçiliğini; merkezdeki ulu caminin mihrabında, Osmanlı zarafetini görürsünüz. Yolun kenarında usul usul akan eski çeşmenin kitabesi, belki de yüzyıllar öncesinden dua fısıldar, bir tas su içenlere.

Anadolu, her köşesi tarih kokan bir açık hava müzesidir . Taşlar, sütunlar, kemerler, geçmişten hatıralar taşır. Bu topraklarda yürürken asırların birikimini hissedersiniz. Her taş, her kemer, her sütun, bir şeyler anlatır. Eserler, âdeta konuşur sizinle.

İnsan Ölür, Eseri Bâki Kalır…

Kervansaraylara, ihtişamlı camilere yahut ilimle yoğrulmuş medreselere yaklaşırken önünüzde sıra dağlar gibi yükselen kapılar dikkati çeker. Her kapı, taşın diliyle konuşan sanat eseridir. Kemerlerinde sabırla işlenmiş desenler, oymalarda manalar vardır. Her süsleme, her motif, her taş, aynı hakikati fısıldar: “İnsan ölür, eseri bâki kalır…”

Selçuklular, bu ihtişamlı ve zarif girişlere “taçkapı” adını vermiştir. Osmanlı döneminde, “cümle kapısı” denmiş; Batılılar, aynı ihtişamı “portal” sözüyle karşılamıştır. Âbidevî kapılar, mimarlık tarihinin en eski dönemlerinden beri, eserlerin dikkat çeken unsuru olmuştur. Orta Asya, Eski Anadolu, Ege ve Mezopotamya’da kale ve saray kapılarında görülen bu yapılar , hayvan, bitki ya da insan figürleriyle bezenmiştir.

Yazının tamamını Yedikıta Dergisi 209. sayısından (Ocak 2026) okuyabilirsiniz.

Veysel Sekmen

Recent Posts

İslâm Medeniyetinin Gençlik Aşısı Fütüvvet

Asırlar boyunca İslâm medeniyetinin manevî omurgasını oluşturan fütüvvet ve onun Anadolu’daki tezahürü olan Ahilik, gençliği…

2 hafta ago

“Gör Şimdi Top Atışı Nasıl Olurmuş!”

Küçük bir gemi reisliğinden kaptan-ı deryalığa kadar yükselen Barbaros Hayreddin Paşa, Akdeniz’in her köşesinde yankılanan…

2 hafta ago

Divanyolu

Tarihin engin hatıralarını barındırır Divanyolu. Yerebatan Sarnıcı’ndan yola çıksanız, yol boyu sağlı sollu pek çok…

2 hafta ago

Kânî Efendi’nin İstanbul Sevdası

Kânî Efendi’nin gönlündeki İstanbul’a gitme sevdası karşısında herkes, aklıyla konuşmuştu ama o, gönlüyle yürümüştü…

2 hafta ago

Selçuklu Çağında Tefsir İlmi ve Selçuklu Müfessirleri

Selçuklu dönemi, tefsir ilminin müstakil bir disiplin olarak şekillendiği, farklı coğrafyalarda ihtiyaçlara cevap veren zengin…

2 hafta ago

Çatalca’nın Tarihî Surları

İstanbul’un ihtişamlı tarihinin gölgesinde kalan Çatalca Surları, şehrin dış savunma hattının bir parçası olarak beşinci…

2 hafta ago