Categories: Kültür Tarihi

Hayırda Yarışan Hanımlar

İslâm tarihinde hayırsever hanımlar denilince, akla Melike Zübeyde’den Mama Hatun’a, Hürrem Sultan’dan valide sultanlara kadar pek çok isim gelir. İyilikte yarışan bu hayırsever kadınlar, vakıflar, imaretler, medreseler, camiler, yollar gibi hayır kurumları inşa ederek insanlığa hizmet etmenin yollarını aradılar. Her biri, dünyayı “ahiretin tarlası” olarak görüp iyilik ektiler…

İslâm tarihini, her devirde varlıklı ve cömert kadınların dilden dile anlatılan hikâyeleri süslemiştir. Batılı bazı yazarlar, kadınların erkeklere göre daha ileri yaşlarda vakıf kurduklarına dikkat çekerek onların eşlerini kaybettikten sonra mülklerini daha özgürce yönetme ve aile vakfı gibi sosyal düzenlemeler yapma fırsatına sahip oldular dese de bu durum, bütün vakıflarda görülmez.

Osmanlı devrinde valide sultanlar, padişah eşleri, çocukları ve akrabalarının en ayırt edici özellikleri hayırseverlikleri, darda olan insanların sorunlarını çözmek amacıyla yaptıkları yardımlar ve halkın yararlanması için kurmuş oldukları vakıflardır. Meşhur hanedan eşleri ve anneleri, hayırseverlikte birbirleriyle yarışmışlardır. Çünkü onlar, varlıklı Müslümanların iyiliği yayma, ihtiyaç sahiplerini koruma düşüncesiyle, “fâni dünyayı bir fırsat yeri” olarak görmüşler, dünyayı, “mahsulü öbür dünyada alınacak, ekmeye elverişli bir tarla” olarak telakki etmişlerdir. Bu inanç, Müslümanları asırlar boyu sürecek güzel hasletlere ve hayırseverlik faaliyetlerine yönlendirmiştir. Anlatmakla bitmeyen hayırseverliklerden sadece birkaçını burada zikredeceğiz.

Hayırla Anılan Kadın Melike Zübeyde

Abbasî halifesi Harun Reşid’in hanımı Melike Zübeyde, insanların ödemekte zorlandığı borçlarını satın alırdı. Yani bir kimsenin ne kadar borcu varsa tamamını kapatırdı. Üzerine, borcunu kapattığı kimseye fazladan para da verirdi. Bağdat’ta borcundan dolayı hapiste insan olmasını sevmez, bayramları vesile yaparak bu insanların borçlarını öder ve hapisten kurtarırdı. Ayrıca köle pazarlarına adamlarını gönderir ve yüzlerce köleyi azat ettirip özgürlüğüne kavuştururdu.

Yazının tamamını Yedikıta Dergisi 209. sayısından (Ocak 2026) okuyabilirsiniz.

 

Prof. Dr. Ahmet Köç

Recent Posts

Muazzam Zafer Mohaç Meydan Muharebesi 1526

Mohaç’ta kazanılan büyük zaferin üzerinden beş yüz yıl geçti.

2 hafta ago

Osmanlı’da Koku Medeniyeti

Osmanlı Devleti, her konuda olduğu gibi koku meselesinde de o kadar ince bir meziyete sahiptir…

2 hafta ago

Geceyi Gündüze Çeviren Afet Carrington Olayı

Carrington Olayı adıyla bilinen ve yakın tarihin kaydedilmiş en güçlü Güneş fırtınasına şahitlik edin!

2 hafta ago

Osmanlı’da İlk Madalya Ferahî

Kaynaklarda Osmanlı Devleti'nin bilinen ilk resmî madalyası Ferahî'dir...

2 hafta ago

Rumeli’nin Kapısını Açan Beylik Karesioğulları

Balıkesir ve Çanakkale çevresinde kurulan Karesi Beyliği, Osmanlı’ya katılan ilk beylik olarak önemli bir yere…

2 hafta ago

İlk Şehir Atlası Civitates Orbis Terrarum

16. yüzyıl yerleşimlerinin görsel hafızası niteliğindeki “Civitates Orbis Terrarum”, tarihin ilk kapsamlı şehir atlasıdır.

2 hafta ago