SONY DSC
İç Anadolu ile Akdeniz bölgesi arasında bir köprü durumunda bulunan Niğde, asırların kültürünü gelecek kuşaklara taşıyan küçük bir ilimizdir. Tarihî yapıların hassasiyetle muhafaza edildiği ve sadece kültürü değil ekonomisiyle de ön plana çıkan Niğde, aynı zamanda tabiatın da eşsiz manzaralarını cömertçe sergiler…
Niğde adı; M.Ö. VIII-VII. yüzyıllarda Anadolu’da yaşayan Geç Hitit şehir krallıkları dönemine ait Eski Andabalis’te bulunan bir kitabeden gelmektedir. Bu kitabenin birinci satırında; “Ben Saruwanis, Nahitiya şehrinin yöneticisi ve efendisiyim” yazmaktadır. Nahitiya zamanla değişerek Niğde olmuştur.
Niğde, zengin kültür mirasına sahip ülkemizin, önemli illerinden birisidir. Bölgede yapılan kazılar, Niğ-de tarihinin M.Ö. 600 binli yıllara kadar uzandığını, yerleşik yaşamın ise 10 bin yıldan beri devam ettiğini yani; Paleolitik çağdan itibaren Neolitik, Kalkolitik, Eski Tunç, Hitit, Geç Hitit, Demir Çağı, Frig, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde iskân edildi-ğini ortaya çıkarmıştır.
İpek yolu güzergâhında bulunan, Ahiliğin merkezi Niğde’de kervanların sesini bugün bile duyar gibi olursunuz.. Medeniyetlerin harmanlandığı bu güzel ilde, geçmişten günümüze ulaşan tarihî eserler büyüler sizi; şairliğe meyliniz varsa şair oluverirsiniz aniden.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi Eylül (25. Sayı 2010) sayısından okuyabilirsiniz.
Büreyde bin Husayb el-Eslemî (r.a.) Hazretleri, Horasan bölgesinde en son vefat eden sahabî olup, İslâm…
Osmanlı medeniyeti, gücünü; ölçüden, edep ve zarafetten aldı. Şehrin imarından hane kapısına kadar uzanan bu…
Siperler topraktı, gökyüzü ateşle doluydu. Ramazan-ı Şerif’in manevî serinliği, Çanakkale siperlerinin her yanında hissediliyordu.
Yaşlı ve hasta olmasına rağmen Zigetvar Kuşatması’na bizzat katılan Sultan Süleyman, sefer sırasında irtihal etti.…
Dünyanın en çok ziyaret edilen şehirlerinden Barselona, bir zamanlar “Berşelûne” adıyla Endülüs’ün kuzeyindeki önemli İslâm…
Anadolu coğrafyası, hâlâ ecdadın binlerce eseriyle süslü. Bu medeniyet unsurları maalesef, güya yine “medeniyet” adına…