İnsanoğlu, sağlığını korumak için vücuduna zarar verecek yiyecek ve içeceklerden nasıl uzak duruyorsa, fikriyatına zarar verecek eserleri okumaktan da sakınmalıdır…
Kıymetli Yedikıta Dergisi okuyucuları, bu yazımızda “neyi okuyacağını bilmek” meselesini ele aldık. Çünkü bizlere bu konuda çok fazla soru gelmekte ve “artık neyi okuyacağımızı şaşırdık, falan şöyle söylüyor, filan böyle söylüyor” yakınmaları bizleri rahatsız etmektedir.
Elbette okuyucularımız haklıdır. Çünkü bugün, memleketimizde tam bir fikir anarşisi yaşanmaktadır. Mesleklerinin ne olduğu tam olarak bilinmeyen kişiler hemen hemen her meselede mütehassıs gibi ahkâm kesmekte, yarım doktor candan, yarım hoca imandan eder misali milletimizin fikrini bulandırmaktadır.
Okumak üzerine yazılacak ve söylenecek çok şey vardır. Biz bu yazımızda bazı tehlikelere dikkat çekerek bir kaç misal vereceğiz.
İnsan, tarih boyunca, çok çeşitli tehlikelerle karşı karşıya kalmıştır. Bu tehlikelerden korunmak için de bir çok silahlar, korunma metotları geliştirmiştir. Dış tehlike olarak görülen düşman dan korunmak için kaleler inşa etmiş, silahlar ve cihazlar geliştirmiştir.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi Ağustos (24. Sayı 2010) sayısından okuyabilirsiniz.
Osmanoğulları’nın ilk büyük payitahtı, Osmanlı’nın dibacesi ve beylikten devlete geçişin müjdeleyicisi Bursa; yeşili ve suyuyla…
Şeyh Üftâde (1490-1580) Hazretleri, daha doğumunda görülen müjdeli bir rüyanın işaret ettiği üzere, zühdü, takvâsı…
Bugün İslâm medeniyetinden söz edebiliyorsak, bunu Medine-i Münevvere’ye borçluyuz diyebiliriz. Zira İslâmî kültürün tekâmül etmeye…
Yazmak, bilgiyi kalıcı hâle getirmek ve nesiller boyunca paylaşmanın en sağlam yoludur. Müstensihlerden şapograf makinelerine…
Mustafa Râkım Efendi, Osmanlı hattatlığında celî sülüs ve tuğrada çığır açan müstesna bir üstattır.
Kalemi güçlü olduğu kadar, bedenen de kuvvetli olan Ahmed Midhat Efendi, devrin gazetecilerinden Lastik Said…