Çivi veya tutkal kullanılmaksızın, küçücük geometrik parçaların birleştirilmesiyle meydana getirilen kündekârî eserleri, ecdadımızın teknikle sanatı, geometriyle estetiği bir arada nasıl büyük bir ustalıkla kullandıklarını gözler önüne sermektedir…
İstanbul ve Anadolu’daki bazı camilerin kapı ve pencereleri, vaaz kürsüleri veya minberlerinin geometrik desenlerle meydana getirilmiş ahşap güzelliğine hayranlıkla baktığımız olmuştur muhakkak. Belki, niçin bu kadar küçük parçalardan meydana geldiklerini merak eder veya küçük parçalardan müteşekkil olduklarını anlamaz, ahşap oymacılığı eseri olduklarını sanırız.
Bilindiği üzere, ahşap malzemeler kapı, pencere gibi büyük cephelerde tek parça olarak kullanıldığı takdirde, rutubet ve sıcağın tesiriyle çarpılma, çatlama gibi bir takım bozulmalar meydana gelebilir. Hatta zaman zaman kendi evimizin kapılarının veya dolap kapaklarının şişmesi ve açılmamasından şikâyet ederiz. İşte camilerde gördüğümüz o geometrik desenli kapı ve pencerelerde kullanılan ve kündekârî ismi verilen teknik, tam da buna mani olmak için icat edilmiştir.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi Ekim (27. Sayı 2010) sayısından okuyabilirsiniz.
Bir tarafta tarihin tozlu sayfalarına karışan, yıkılan, yakılan ve raflarında insanlığın hafızasını saklayan eski zaman…
Ücretsiz olarak erişim sağlayabileceğiniz en meşhur dijital arşiv ve kütüphaneleri sizler için derledik…
Orta Çağ’ın karanlık ve bilinmezliklerle dolu dünyasında, tüccarlar ve seyyahlar, yalnızca zorlu yolculuklarla değil, aynı…
Timur ordusu, savaş meydanlarında geçen otuz yıl boyunca hiç yenilgi yüzü görmemiş, âdeta durdurulamaz bir…
Kütüphaneler artık raflarla sınırlı değil. Elektronik kaynaklardan yapay zekâ destekli arşivlemeye, kütüphaneciliğin sınırları yeniden çiziliyor.…
Kütüphanelerdeki dijital dönüşüm ülkemizde olduğu gibi tüm dünyada da devam ediyor. Bilginin dijital ortama aktarılma…