Myanmar… Orada, hafızası türlü katliamların travmalarıyla lime lime edilen bir halkın vahşice katledilme korkusu duymadan bir gün daha nefes alabilmek için açlık ve sefalet içinde yaşadığı mülteci kampları var. Orada, vahşi işkencelerle öldürülen insanların gökleri yırtan feryatları var. Orada, geçmişinden kuşatılarak geleceğinden vurulan bir halkın kendi kanında boğulduğu bir coğrafya var. Orada, modern zamanların kıyısına itilen Arakan Müslümanlarının hıçkırıkları ve kadim bir sultanlığın asırlardır dinmeyen gözyaşları var…
Myanmar’da Neler Oluyor?
Egzotik bir Güney Asya ülkesi olan Myanmar, ülkedeki Arakan eyaletinde yaşayan Müslümanların, Budist Rakhinlerin vahşi saldırılarına maruz kaldıklarına dair haberlerle 2012 yılının Haziran ayında ülke ve dünya gündeminde yer bulmuştu. Ancak söz konusu haberler, tıpkı bu vahşetten kaçarak Bangladeş’e sığınan binlerce mültecinin akıbeti gibi kısa sürede unutulmuştu. Myanmar, 2015 yılı Mayıs ayında bu defa dolaylı olarak haber bültenlerine konu edilmiş, ülkedeki katliamdan kaçarak Bangladeş’e sığınan Müslümanların yaşadığı mülteci kamplarından, Malezya ve Tayland gibi ülkelere iş bulmak umuduyla kaçarken insan tacirlerinin eline düşen yüzlerce Arakanlı gencin Güneydoğu Asya’daki açık denizlerde terk edilmiş teknelerde mahsur kaldığına dair haberler verilmişti. Myanmar’da yaşananlar, ülkedeki vahşetin ve asayişsizliğin kaçınılmaz bir sonucu olarak değil, aslında ülkedeki Müslümanların asırlardır maruz kaldıkları etnik temizlik girişiminin bu defa Hristiyanları da hedef almaya başlaması üzerine haber bültenlerine konu edilmişti.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi 84. sayısından (Ağustos 2015) okuyabilirsiniz.
Osmanoğulları’nın ilk büyük payitahtı, Osmanlı’nın dibacesi ve beylikten devlete geçişin müjdeleyicisi Bursa; yeşili ve suyuyla…
Şeyh Üftâde (1490-1580) Hazretleri, daha doğumunda görülen müjdeli bir rüyanın işaret ettiği üzere, zühdü, takvâsı…
Bugün İslâm medeniyetinden söz edebiliyorsak, bunu Medine-i Münevvere’ye borçluyuz diyebiliriz. Zira İslâmî kültürün tekâmül etmeye…
Yazmak, bilgiyi kalıcı hâle getirmek ve nesiller boyunca paylaşmanın en sağlam yoludur. Müstensihlerden şapograf makinelerine…
Mustafa Râkım Efendi, Osmanlı hattatlığında celî sülüs ve tuğrada çığır açan müstesna bir üstattır.
Kalemi güçlü olduğu kadar, bedenen de kuvvetli olan Ahmed Midhat Efendi, devrin gazetecilerinden Lastik Said…
View Comments
Cenab I Hak kaleminize kuvvet versin....