Müslümanların ibadet vakitlerinin Güneş’in konumuna ve ay’ın evrelerine göre belirlenmesi sebebiyle, ilim adamları ay ve Güneş hareketlerini ilgi ile takip etmişlerdir. Bu husustaki araştırma ve çalışmalar zamanla Müslümanları vakit hesaplamalarında ileri bir seviyeye getirecek ve astronomide öncü bir rol oynamalarını sağlayacaktı…
İslâm dini zamanın değerlendirilmesinde, pratik olarak günün planlanmasına önem verir. Bu gaye ile vaktin en iyi şekilde değerlendirilebilmesi için Müslümanların günlük, haftalık ve yıllık ibadetleri belirli bir intizam altına alınmış ve bu şekilde kişinin hayatının en verimli şekilde geçirilmesi hedeflenmiştir. Yapılacak işler ve günlük meşguliyetler, ibadetlerle bölünen hayatın içine belirli bir düzene göre serpiştirilmiştir. İbadetlerin zamanları yani vakitleri güneşin bulunduğu yere göre veya ayın evrelerine göre belirlenmiştir. Mesela; güneşin batışından sonra akşam namazının vakti girer, Şaban ayının dolunayında (15. gecede) Beraat kandili olur, Ramazan ayının hilalinin görülmesiyle farz oruç başlar. Bu sebeple erken dönemlerden itibaren Müslüman ilim adamları ve idarecileri Ay’ın ve Güneş’in hareketlerini takip etmeye başlamışlardır. Zamanla bu ilgi Müslümanların vaktin düzenlenmesinde hayli ileri bir seviyeye gelmelerine, dolayısıyla astronomide öncü bir rol oynamalarına sebep olmuştur.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi Ağustos (60. Sayı 2013) sayısından okuyabilirsiniz.
Haziran 1908’de Baltık Denizi kıyısındaki Reval şehrinde, İngiltere’nin kral ve kraliçesi ile Rusya’nın çar ve…
Avrupa’da yaygın olan cüzzam hastalığı, haçlıların Kudüs’ü işgaliyle başka coğrafyalarda da görülmeye başlamıştı. Bu hastalığı…
Toprak, bir milletin hafızasıdır. O hafızanın en derin satırlarını ise mezar taşları yazar. Her biri…
Eskişehir’in doğusunda, Sakarya Nehri’nin sessiz pınarlarından hayat bulan verimli bozkırlarda, iki kardeş ilçe yükselir: Çifteler…
Sultanların saltanatına değer katan seçkin âlimlerden biri de, Sultan Fatih’in en büyük destekçilerinden Fenârîzâde Ali…
Ordusu, müneccimlerin vereceği haberi beklerken o, okuduğu âyet-i kerîmelerle askerlerine en büyük dayanağı sağlamıştı…