Eski adı Siyam olan Tayland Güneydoğu Asya’nın en enteresan ülkelerinden biridir. Tabii güzellikleri ülkeyi turistler için cazip hale getirirken ülkenin tarihi geçmişi kültür araştırmacılarının ilgisini bekliyor…
Günümüzdeki ismiyle Tayland Krallığı, kurulduğundan bu yana Avrupalı devletlerin istilasına ve sömürgeciliğine uğramayan Güneydoğu Asya’nın biricik ülkesidir. Zaman zaman ihtilallerle sarsılan ve işgallere maruz kalan Tayland’da istikrarsızlık uzun yıllar devam etmiş. Şu anda ülke, üniter demokrasi ve anayasaya dayalı krallık ile idare ediliyor.
Tayland, resmî kayıtlara göre 120 milyona yakın bir nüfusa sahip. Bunun yaklaşık 17 milyonu başşehir Bangkok’ta toplanmış. Yani başşehri İstanbul gibi çok nüfuslu. Ama turistik otelleri bakımından ileri olsa da İstanbul kadar gelişmiş bir şehir değil.
Gayri resmi bilgilere göre nüfusun en az % 10’u yani 12 milyonluk kısmı Müslüman. Ama resmî kayıtlarda bu oran itiraf edilmiyor ve sadece 4 milyon civarında Müslüman olduğu söyleniyor. Resmî istatistiklerde Müslüman nüfus oranı % 3.8 olarak gösteriliyor. Zulüm ve haksızlık da meşru ve geçerli kimliği kabul etmeyip entegrasyon dayatmasında bulunmakla başlıyor. Müslüman nüfusun en az üçte biri, yani dört milyonluk kısmı, beş bölgeden biri olan güney bölgesinde yaşıyor.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi Nisan (44. Sayı 2012) sayısından okuyabilirsiniz.
Büreyde bin Husayb el-Eslemî (r.a.) Hazretleri, Horasan bölgesinde en son vefat eden sahabî olup, İslâm…
Osmanlı medeniyeti, gücünü; ölçüden, edep ve zarafetten aldı. Şehrin imarından hane kapısına kadar uzanan bu…
Siperler topraktı, gökyüzü ateşle doluydu. Ramazan-ı Şerif’in manevî serinliği, Çanakkale siperlerinin her yanında hissediliyordu.
Yaşlı ve hasta olmasına rağmen Zigetvar Kuşatması’na bizzat katılan Sultan Süleyman, sefer sırasında irtihal etti.…
Dünyanın en çok ziyaret edilen şehirlerinden Barselona, bir zamanlar “Berşelûne” adıyla Endülüs’ün kuzeyindeki önemli İslâm…
Anadolu coğrafyası, hâlâ ecdadın binlerce eseriyle süslü. Bu medeniyet unsurları maalesef, güya yine “medeniyet” adına…