İstanbul’un manevi fatihi, büyük veli ve âlim Akşemseddin hazretleri Göynük’te, kendi adı ile anılan türbesinde medfun bulunmaktadır. Hicri 868 (M. 1463-1464) yılında inşa edilen türbenin 19. asırda gördüğü tamirler, Osmanlı Arşivi’nde bulunan vesikalar ışığında ele alınırken, ecdadımızın, Allah’ın veli kullarına karşı gösterdiği hassasiyet de dikkat çekmektedir…
İstanbul’un manevi fatihi, Fatih Sultan Mehmed’in hocası, Hacı Bayram-ı Veli’nin halifesi, büyük veli, âlim, tabip, şair Şemsüddin Muhammed b. Hamza, meşhur ismiyle Akşemseddin (k.s.) 1390 yılında Şam’da doğmuştur. Nesebi Hz. Ebubekir’e (r.a.) kadar uzanmaktadır.
Yedi yaşlarındayken babasıyla birlikte Anadolu’ya gelen Akşemseddin, iyi bir dini tahsil gördükten sonra Osmancık Medresesi’ne müderris oldu. Manevi ilimlere olan meyli sebebiyle bir mürşid aramaya başladı. Önce bazı tavsiyeler üzerine Hacı Bayram-ı Veli’ye bağlanmak istedi fakat sonra vazgeçip Zeynüddin Hafi’ye intisap etmek üzere Halep taraflarına gitti. Fakat bir gece rüyasında, boynuna takılı bir zincirin Hacı Bayram’ın elinde olduğunu görünce derhal geriye dönerek onun müridleri arasına girdi. Kısa zamanda da terakki ederek en mühim halifesi oldu.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi 81. sayısından (Mayıs 2015) okuyabilirsiniz.
Mohaç’ta kazanılan büyük zaferin üzerinden beş yüz yıl geçti.
Osmanlı Devleti, her konuda olduğu gibi koku meselesinde de o kadar ince bir meziyete sahiptir…
Carrington Olayı adıyla bilinen ve yakın tarihin kaydedilmiş en güçlü Güneş fırtınasına şahitlik edin!
Kaynaklarda Osmanlı Devleti'nin bilinen ilk resmî madalyası Ferahî'dir...
Balıkesir ve Çanakkale çevresinde kurulan Karesi Beyliği, Osmanlı’ya katılan ilk beylik olarak önemli bir yere…
16. yüzyıl yerleşimlerinin görsel hafızası niteliğindeki “Civitates Orbis Terrarum”, tarihin ilk kapsamlı şehir atlasıdır.