Bursa Ulu Camii’ndeki hüsn-i hat eserlerinin çokluğunu ve güzelliğini duymayanımız yoktur. Doğrudan duvarlara yahut levhalara yazılmış 150’ye yakın hüsn-i hat eserinin her biri diğerinden güzel ama biz hususiyle birini anlatacağız sizlere…
616 yıllık bir geçmişe sahip, Osmanlı’nın ilk asrına ait en mühim tarihî yapılardan biri ve aynı zamanda bir hüsn-i hat bahçesi olan Bursa Ulu Camii’nden bahsediyoruz. Evet, Ayasofya gibi celî (büyük) yazılarıyla meşhur Bursa Ulu Camii’nden. Celî yazıların harflerinin ebatları büyük olduğundan yazılması bir hayli zordur. Onun için yazılar normal ebatta yazıldıktan sonra kareleme (satranç) usulüyle arzu edilen ebata kadar büyültülür ve yazılmak üzere hazır hale gelir. Fakat bu usulü tercih etmeyip tek kalemde yazan hattatlar da olmuştur. Sakızlı Abdülfettah Efendi böyle tek kalemde celî hat yazabilen nadir hattatlarımızdandır. Bursa Ulu Camii’nde yer alan celî levhasının hikâyesine geçmeden önce biraz kendisinden bahsedelim.
Aslen Rum olan Abdülfettah Efendi 1815 senesinde Sakız Adası’nda dünyaya geldi. Hüsrev Paşa tarafından satın alınarak İstanbul’a getirildi ve akabinde Müslüman oldu. Paşanın seraskerliği zamanında Daire-i Askeriyye’de ders alarak yetişti ve bu sırada hüsn-i hat öğrendi. Sülüs-nesihte hocası Hafız Mustafa Şakir Efendi’den 1832’de icazet alan Abdülfettah Efendi, talik hattını da Yesarizâde Mustafa İzzet Efendi’den meşk ederek 1847’de de ondan icazet aldı.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi 99. sayısından (Kasım 2016) okuyabilirsiniz.
Asırlar boyunca İslâm medeniyetinin manevî omurgasını oluşturan fütüvvet ve onun Anadolu’daki tezahürü olan Ahilik, gençliği…
Küçük bir gemi reisliğinden kaptan-ı deryalığa kadar yükselen Barbaros Hayreddin Paşa, Akdeniz’in her köşesinde yankılanan…
Tarihin engin hatıralarını barındırır Divanyolu. Yerebatan Sarnıcı’ndan yola çıksanız, yol boyu sağlı sollu pek çok…
Kânî Efendi’nin gönlündeki İstanbul’a gitme sevdası karşısında herkes, aklıyla konuşmuştu ama o, gönlüyle yürümüştü…
Selçuklu dönemi, tefsir ilminin müstakil bir disiplin olarak şekillendiği, farklı coğrafyalarda ihtiyaçlara cevap veren zengin…
İstanbul’un ihtişamlı tarihinin gölgesinde kalan Çatalca Surları, şehrin dış savunma hattının bir parçası olarak beşinci…