Beytullah’ın Elbisesi Nasıl Dokunuyor?

Yedikıta ile Yerinde Tarih ekibi, Mekke-i Mükerreme’de. 1962’den beri Beytullah’ı örten mukaddes örtünün dokunduğu tesislerdeyiz. Kisve-i Şerife’nin günümüzde nasıl dokunduğu, nasıl işlendiği, kaç kg ipek, altın ve gümüş kullanıldığı, örtüyü dokuyan ustaların nasıl seçildiği, kullanılmış örtünün nasıl değerlendirildiği gibi konuları, Kâbe-i Müşerrefe Örtü Fabrikası Müdürü Muhammed Bâcevde Bey’den dinliyoruz…

Kendinizden bahseder misiniz?

Adım Muhammed Abdullah Bâcevde. Kâbe-i Müşerrefe Örtü Fabrikası’nın müdürüyüm. 20 yıldan fazla Mekke-i Mükerreme Harem-i Şerif Kütüphanesi müdürlüğünü yaptım. Son 10 yıldır da burada müdür olarak devam etmekteyim.

Fabrika hakkında biraz malumat verir misiniz?

Burası 110 dönümlük arazi üzerine kurulu, bünyesinde örtü ile alakalı her türlü kısımların olduğu büyük bir komplekstir.

Mekke-i Mükerreme’de ilk örtü fabrikası ne zaman kuruldu?

Daha önceleri örtü İstanbul’dan, Mısır’dan ve muhtelif yerlerden hazırlanıp geliyordu. İlk defa 1927 yılında Mekke’de kurulan örtü fabrikasından sonra, burada imal edilmeye başlandı.

Kral Abdülaziz döneminden sonra örtü hep Mekke’de mi hazırlandı?

Bir ara tekrar Mısır’da hazırlansa da son örtü, 1961’de Mısır’dan geldi. 1962 yılından beri örtüler burada dokunup işleniyor.

Kâbe-i Muazzama örtüsü hakkında sizden biraz bilgi alabilir miyiz?

Bu mukaddes örtünün ana maddesi ipektir. Ham ipek olarak fabrikamıza gelen ipler, yoğun bir işlemden geçiriliyor. Arzu ettiğimiz iki rengi burada hazırlıyoruz. Biri siyah diğeri de yeşil renktir. Siyah iplerle dış örtü dokunurken, yeşil iplerle Kâbe’nin iç örtüsü ve Peygamberimizin yeşil türbe örtüsü dokunuyor. Kâbe-i Müşerrefe’nin siyah örtüsü kendinden yazılı, balıksırtı tekniğiyle hazırlanıyor.

Kâbe-i Muazzama örtüsünde kullanılan altın ve gümüş teller

Örtüde kaç kg iplik kullanılıyor?

Örtüde 660 kg saf ipek kullanılırken 100 kg gümüş ve 120 kg altın kullanılıyor.

Siyah örtünün üzerinde gördüğümüz örtü kuşağı hakkında malumat verir misiniz?

“Kâbe kemeri” de denilen işlemeli kuşak 16 parçadan meydana geliyor. Ayrıca bunun altında da 6 parça yer alıyor. Bu bölümler elle, sim sırma tekniğiyle işleniyor. Bununla birlikte örtüde 21 parça “kandil” yer alıyor:

4’ü samadaniyye (İhlâs Suresi)

4’ü elhamdülillah

4’ü ya Hayy, ya Kayyum

4’ü ya Rahman, ya Rahim

5’i de Allahü Ekber

Bu bölümler de her yıl değiştiriliyor mu?

Evet, her yıl değiştiriliyor.

Örtünün maliyeti nedir?

20 milyon Suudi Arabistan riyaline mal olmaktadır.

Büyük bir titizlikle Kisve-i Şerife’yi dokuyan vazifeli personel

Örtü rengi hakkında bilgi alabilir miyiz? Mesela neden siyah renk tercih ediliyor?

Siyah renk, ciddiyeti ifade eder. Beytullah’ın kutsiyetine en çok yakışan renk olarak tecrübe edilmiştir. Daha önceki asırlarda kırmızı, beyaz, yeşil olarak kullanılsa da buraya en güzel giden renk, siyah olmuştur. Renk cümbüşü olsa mesela, dikkat dağılması olur.

Kâbe-i Muazzama’nın iç örtüsünden bahsedebilir misiniz biraz da?

Kâbe-i Muazzama’nın içinde, duvarlarda örtü bulunuyor. Bu örtü, yeşil ipekten dokunuyor. Kendine has âyetlerin bulunduğu iç örtü, ihtiyaç hâlinde yenileniyor. İç örtü güneş almadığı ve toz, rüzgâr, ısı gibi dış etkenlere maruz kalmadığı için uzun süre dayanıyor. En son Kral Fahd döneminde Hicrî 1417 (M. 1996) yılında değiştirilen iç örtüsü, uzun süre değiştirilmeyeceğe benziyor.

Kisve-i Şerife ne kadar sürede ve kaç kişilik bir ekiple hazırlanıyor?

8 ilâ 10 ay içerisinde hazır ediliyor. Her birimde toplam 200 kişi çalışıyor.

Bu görevlileri nasıl seçiyorsunuz? Zira böyle bir kadroda olmak büyük bir şeref olsa gerek?

Evet, bu vazifede olan herkes bu şuurda. Gerçekten tarifi imkânsız bir duygu. Fabrikamızda çalışmak için bu işi sevmek gerekir her şeyden önce. El mahareti, terzilik becerisi ve samimiyeti olan insanlar, açtığımız imtihanlara katılıyorlar. Tamamı Suudlu olan bu katılımcılar arasından biz de bu işe liyakatı olanları seçiyoruz.

10 aylık bir çalışmayla örtünün hazırlanmasından bahsettiniz. Sonrasında neler yaşanıyor?

Örtü tüm işlemlerden geçtikten sonra fabrika olarak biz bir merasim tertip ediyoruz. Mekke’nin mülkî amirlerinin de katıldığı bu programda Riyâsetü’l-Haremeyn Müdürlüğü örtüyü bizden teslim alıyor. Riyâsetü’l-Haremeyn de her yıl Zilhicce ayının 1. günü bu örtüyü, Sidane hizmetini günümüzde devam ettiren eş-Şeybî ailesine veriyor. Zira hicâbe, yani Beytullah’ı örtme ve anahtarlarını muhafaza etme vazifesini bizzat Resûlüllah Efendimiz (s.a.v.) bu aileye teslim etmiş ve “Bu vazifeyi sizden ancak zalim yönetici alır.” buyurmuş. Bu yüzden kimse böyle bir işe kalkışma cesareti gösterememiştir.

Peki, mukaddes örtüyü asma işini de bu aile mi yapıyor?

Bu aileden, fabrikamızdan ve Haremeyn müdürlüğünden oluşan 120 kişilik bir kadro ile Hac mevsiminde, hacılar tam da Arafat’ta iken yani 9 Zilhicce’de örtüyü asıyoruz.

Değiştirilen eski örtü ne oluyor?

Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı, örtüyü teslim alıyor. Altın tellerle işlenen kapı perdesinin ve kuşakların bazı bölümleri, kraliyetin isteğine göre hediye olarak ayrılabiliyor. Ama çoğu kısmının altın telleri sökülüyor, eritilip yeni örtü için tekrar hazırlanıyor.

Kâbe-i Müşerrefe örtüsü 1 yıl boyunca asılı kalıyor. Bu süre içerisinde örtünün bakımı oluyor mu?

Evet. Kâbe-i Muazzama’nın örtüsü, senede bir kez değiştiriliyor. 8 kişilik bir ekibimizi sürekli Harem-i Şerif’te hazır bulunduruyoruz. Gün içinde 3 kez bu terzilerimiz örtüyü kontrol ediyorlar. Örtünün tutturulduğu kısımlar, hacıların çok fazla dokunmasından dolayı sıklıkla gevşiyor. Buralara sürekli olarak düğüm atmak icap ediyor. Ayrıca el temasının çokluğu yüzünden Kâbe’nin alt bölümündeki 3 metrelik kısma sık sık ekleme yapıyoruz. Yama yapmak hoş olmayacağı için köşeden köşeye tekrar üstüne ilave koyuyoruz.

Alakanız ve vermiş olduğunuz bilgiler için çok teşekkür ederiz.

Bizler de teşekkür ediyoruz. Özellikle de İstanbul’dan gelip bizimle röportaj yapan ilk Türkler olduğunuzu da ayrıca ifade etmek isteriz.

 

Muhammed Abdullah Bâcevde

View Comments

  • Çok teşekkür ediyoruz.
    Böylesine kıymetli bir bilgiyi bizimle paylaştığınız için...

  • Rabbim tekraren yerinde görmeyi ve dokunmayı nasip eylesin. Güzel bir röportaj olmuş. Teşekkürler YEDİKITA.

  • Bu hususu okuyucularına ulaştıran Yedikıta ekibine teşekkür ederiz.

Recent Posts

Dijital Arşiv Çağı

Bir tarafta tarihin tozlu sayfalarına karışan, yıkılan, yakılan ve raflarında insanlığın hafızasını saklayan eski zaman…

1 gün ago

Dünyanın Arşivi Burada!

Ücretsiz olarak erişim sağlayabileceğiniz en meşhur dijital arşiv ve kütüphaneleri sizler için derledik…

1 gün ago

Orta Çağ’da Efsaneler, Korkular ve Gerçekler

Orta Çağ’ın karanlık ve bilinmezliklerle dolu dünyasında, tüccarlar ve seyyahlar, yalnızca zorlu yolculuklarla değil, aynı…

1 gün ago

Avrupa’yı Titreten Timurlu Kasırgası

Timur ordusu, savaş meydanlarında geçen otuz yıl boyunca hiç yenilgi yüzü görmemiş, âdeta durdurulamaz bir…

1 gün ago

Bilgi Dijitalleşiyor, Kütüphaneler Dönüşüyor!

Kütüphaneler artık raflarla sınırlı değil. Elektronik kaynaklardan yapay zekâ destekli arşivlemeye, kütüphaneciliğin sınırları yeniden çiziliyor.…

1 gün ago

Avrupa’nın Kalbinde Dijital Kütüphanecilik Avusturya Ulusal Kütüphanesi

Kütüphanelerdeki dijital dönüşüm ülkemizde olduğu gibi tüm dünyada da devam ediyor. Bilginin dijital ortama aktarılma…

1 gün ago