Kültür Tarihi

93 Harbi Yetimi Büyük Kalem Cenap Şahabettin

“…Sırtında Bonjur biçimi tirşe kumaştan ceketi, ayaklarında piyangolu rugan iskarpinleri ve başında kenarlarından kumral saçlarının perçemleri fışkıran hafifçe yana eğik koyu renk, yumuşak fesiyle iki dirhem bir çekirdek” bu adam bir edipten başkası değildi.

Bakışlarında erken yetim kalmanın bıraktığı bir mânâ-yı elemle daha cazip görünen bir çift göz, heyecanlarını yüksek, ince ve güzel olan her şeyden alan bir ruhun hassasiyetine tercümanlık eden ince dudaklar, zarif bir itina ile uzatılmış ve arkaya taranmış koyu, gür saçlar, etli ve canlı bir vücut ve nihayet kalemine bu derece hâkim olabileceğinden şüphe ettiren tombul ve ufacık eller…”

Bütün bu yazılanları ağır ağır okuyanların zihninde beliren bir suret, bir imaj mutlaka olmuştur; ama ismen değilse bile şeklen zihnimizde peyda olan resmin sahibi kim? Daha fazla meraklandırmayalım: Cenap Şahabeddin…

Evet, babası bir subay olan Cenap Şahabeddin’in portresi işte böyle zarif ve böyle inceydi. “Büyük hacimde eserler, bap bap romanlar, fasıl fasıl tiyatrolar yazmayan”; ama elde ettiği şöhreti makale, mektup ve küçük çapta eserlerine borçlu olan Cenap için vakti gelip de aralarından ayrıldığı ırkdaşları, “edebî nesrin son büyük üstadı” yakıştırmasını yapacaklardı. Şiirlerinden çok nesriyle hatırlanan ve âcizane kanaatimizce buna daha layık olan Cenap, 1871 yılının bir ilkbahar günü birkaç on yıl sonra kaybedeceğimiz Manastır’da doğmuştu. Asker olduğunu haber verdiğimiz babası Osman Şahabeddin Bey 1877-78 Rus Harbi ya da daha meşhur tabiriyle 93 Harbi’nde Ruslara karşı verilen mücadelede şehit düşmüştü. O yaşta yetim kalan Cenap ailesiyle İstanbul’a gitti. Bir süre Tophane’de Feyziye Mektebi’ne devam etti ve ardından Gülhane Askerî Rüştiyesi’nden 1880’de mezun oldu.

Yazının devamını Yedikıta Dergisi Temmuz (59. Sayı 2013) sayısından okuyabilirsiniz.

 

Harun Tuncer

Recent Posts

Ashab-ı Kiram ile Bereketlenmiş Diyar Bitlis

Sahabe izleriyle bereket bulan Bitlis, sinesinde kadim medeniyetlerin izlerini taşıyor. Tarihin tabiatla bütünleştiği kadim şehir,…

2 hafta ago

Bulgaristan’da Bir Miras Rotası

Üç Osmanlı şehri, üç ecdat yadigârı cami… Bulgaristan topraklarında gördüklerimiz ve burada yazdıklarımız, bu yolculuğun…

2 hafta ago

İlmin Işığında Kalemin Gölgesinde Nizâmiye Medreseleri

Nizâmiye Medreseleri, bir eğitim kurumundan çok daha fazlasıydı. Sistemli yapısı, vakıf destekli malî gücü, dinî-siyasî…

2 hafta ago

Hafsa Valide Sultan’ın Satırlarında Dua, Hasret ve Zarafet

Cihan devletinin padişahları ve hanedan mensupları arasında kaleme alınan mektuplar, asırlar öncesinden günümüze ulaşarak bizlere…

2 hafta ago

Şehzadeler Güzidesi Mehmed

Estergon seferi dönüşü Edirne’de çadırında konaklayan Kanuni Sultan Süleyman Han, yüreğini yakan bir haberle sarsılmıştı.…

2 hafta ago

Sabırla İşlenen Zarafet Taçkapılar

Anadolu’nun taçkapıları, medeniyetimizin taşa işlenmiş şaheserleridir. Her birinde incelik ve zarafetin yanında, mahir ustaların sabrı…

2 hafta ago