Dünyanın bilgisi, bir cihaza, cihaz da 3 harfe bağlandı. Bilgisayar, internet ve World Wide Web, kısaltılmış hâli ile www, hayatımızı kökten değiştirdi. Bu art arda sıralanan aynı harflerin ve hikâyesinin peşine düşelim…
Bugünün teknolojisinin vazgeçilmez üçlüsü, sırasıyla girdi hayatımıza. 20. yüzyılın ilk yarısı, dünya savaşları ve ekonomik buhranlarla geçse de devletlerarası rekabet, bir taraftan bilimsel çalışmaları da hızlandırmıştı. Bilimin gittikçe kompleks hâle gelen yapısı sebebiyle ortaya çıkan karmaşık işlemler ve hesaplamalar, bilgisayarları doğurdu. Daha sonra bilgisayarları birbirine bağlamak için internet ağlarına ihtiyaç duyuldu. Ve bu ağları dünya geneline yayacak web servisleriyle bir anlamda teknolojik cihazların entegrasyonu sağlanmış oldu.
World Wide Web, kısa hâli ile www “Dünyayı Kapsayan Ağ” demek. Adı üstündeki bu tabirimiz bir anlamda internete giriş anahtarımız. Biz günümüzde sadece kelime yazarak internette aradığımız şeyleri bulabilsek de arka planda www olmadan bir siteye ulaşmamız mümkün değil. World Wide Web terimi, internet ile eşanlamlı değil, internetin bir parçasıdır.
Bu sistemin mucidi ise İngiliz bilgisayar bilimcisi Sir Tim Berners-Lee’dir. Sir Tim, Oxford Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra İsviçre’nin Cenevre yakınlarındaki CERN laboratuvarında yazılım mühendisi olarak çalışmaya başladı. Bilimsel araştırmalar için dünyanın her yerinden bilim adamları gelmesine rağmen Berners-Lee, bilgi paylaşımında büyük zorluklar yaşandığını fark etti. Bu durumu, kendisi şöyle özetliyor:
“O günlerde, farklı bilgisayarlarda muhtelif bilgiler vardı, ancak bunlara ulaşmak için ayrı bilgisayarlarda oturum açmanız gerekiyordu. Bazen her bilgisayarda farklı bir program öğrenmeniz gerekiyordu. Çoğu zaman, kahve içerken insanlara sormak daha kolaydı…”
Yazının tamamını Yedikıta Dergisi 194. sayısı (Ekim 2024) okuyabilirsiniz.
Asırlar boyunca İslâm medeniyetinin manevî omurgasını oluşturan fütüvvet ve onun Anadolu’daki tezahürü olan Ahilik, gençliği…
Küçük bir gemi reisliğinden kaptan-ı deryalığa kadar yükselen Barbaros Hayreddin Paşa, Akdeniz’in her köşesinde yankılanan…
Tarihin engin hatıralarını barındırır Divanyolu. Yerebatan Sarnıcı’ndan yola çıksanız, yol boyu sağlı sollu pek çok…
Kânî Efendi’nin gönlündeki İstanbul’a gitme sevdası karşısında herkes, aklıyla konuşmuştu ama o, gönlüyle yürümüştü…
Selçuklu dönemi, tefsir ilminin müstakil bir disiplin olarak şekillendiği, farklı coğrafyalarda ihtiyaçlara cevap veren zengin…
İstanbul’un ihtişamlı tarihinin gölgesinde kalan Çatalca Surları, şehrin dış savunma hattının bir parçası olarak beşinci…