Sultan İkinci Abdülhamid devri, Osmanlı’nın son lahzasında yürütülen ulaşım faaliyetlerinin en yoğun olduğu bir zamandır. Sultanın demiryoluna olan alakasını bilen Paris elçisi Salih Münir Paşa, Avrupa’da gördüğü bir projeyi Yıldız Sarayı’nda tatbik edilebilir düşüncesiyle rapor haline getirmiş ve sultana arz etmişti…
Sanayi İnkılabı’nın imkânları ile hızla gelişen ulaşım sektörü, hem kitlelerin zarurî ihtiyacı olan ulaşım hem de bir konfor vasıtası olarak artık gündelik hayatta çok daha fazla görünür olmuştu. Osmanlı İstanbul’u modern ulaşım vasıtalarını on dokuzuncu asrın ikinci yarısından itibaren kullanmaya başlayan başkentlerden biri idi.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi 95. sayısından (Temmuz 2016) okuyabilirsiniz.
Asırlar boyunca İslâm medeniyetinin manevî omurgasını oluşturan fütüvvet ve onun Anadolu’daki tezahürü olan Ahilik, gençliği…
Küçük bir gemi reisliğinden kaptan-ı deryalığa kadar yükselen Barbaros Hayreddin Paşa, Akdeniz’in her köşesinde yankılanan…
Tarihin engin hatıralarını barındırır Divanyolu. Yerebatan Sarnıcı’ndan yola çıksanız, yol boyu sağlı sollu pek çok…
Kânî Efendi’nin gönlündeki İstanbul’a gitme sevdası karşısında herkes, aklıyla konuşmuştu ama o, gönlüyle yürümüştü…
Selçuklu dönemi, tefsir ilminin müstakil bir disiplin olarak şekillendiği, farklı coğrafyalarda ihtiyaçlara cevap veren zengin…
İstanbul’un ihtişamlı tarihinin gölgesinde kalan Çatalca Surları, şehrin dış savunma hattının bir parçası olarak beşinci…