Travnik, gerek Bosna Hersek’te gerekse diğer Balkan ülkelerinde, Osmanlı’dan en çok eser kalan birkaç şehirden biridir. Şehir, 1639’dan 1832 Haziran’ına kadar uzun bir süre sancak merkezi olmuştur.
Bosna Hersek’te Osmanlı mirasını büyük ölçüde yaşatan şehirlerden birisi de Teravnik veya bugünkü telaffuzu ile Travnik’tir. Travnik, vadi içinde kurulmuş küçük ama şirin, güzel bir şehirdir. Travnik şehri sınırları içerisinde Virbas, Bosna, Laşve, Bile ve Garnevniçe nehirleri bulunmaktadır. Bosna-Hersek Sancağı’nın Banaluka’dan (Banyaluka) sonra en önemli merkezlerinden biridir. Burası kuzeydeki Banyaluka’dan sonra 1639 yılından itibaren “Sancak Beyliği”nin merkezi olmuştur. Travnik 1639’dan 1832 Haziran ayına kadar uzunca bir süre Sancak merkezi olarak kalmıştır. Bazıları bu tarihi 1850 yılına kadar çıkarmaktadırlar. Şehir, uzun süre sancak merkezi olarak kalmasına rağmen Banyaluka, Saraybosna gibi birçok bakımdan (ticarî, iktisadî vs.) gelişme gösterememiştir. Ancak idarî bir birim olarak önemini korumuştur. Şehir, nüfus bakımından da bu şehirlere kıyasla fazla büyümemiştir. Burada birçok Osmanlı eseri, cami, mescit, saat kulesi, medrese, çeşme olmasına rağmen, idari merkez olmak hasebiyle beylerin, büyük rütbeli memurların kabirleri, türbeleri başka şehirlere nazaran daha çok dikkat çekmektedir.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi Eylül (13. Sayı 2009) sayısından okuyabilirsiniz.
Sahabe izleriyle bereket bulan Bitlis, sinesinde kadim medeniyetlerin izlerini taşıyor. Tarihin tabiatla bütünleştiği kadim şehir,…
Üç Osmanlı şehri, üç ecdat yadigârı cami… Bulgaristan topraklarında gördüklerimiz ve burada yazdıklarımız, bu yolculuğun…
Nizâmiye Medreseleri, bir eğitim kurumundan çok daha fazlasıydı. Sistemli yapısı, vakıf destekli malî gücü, dinî-siyasî…
Cihan devletinin padişahları ve hanedan mensupları arasında kaleme alınan mektuplar, asırlar öncesinden günümüze ulaşarak bizlere…
Estergon seferi dönüşü Edirne’de çadırında konaklayan Kanuni Sultan Süleyman Han, yüreğini yakan bir haberle sarsılmıştı.…
Anadolu’nun taçkapıları, medeniyetimizin taşa işlenmiş şaheserleridir. Her birinde incelik ve zarafetin yanında, mahir ustaların sabrı…