Tercüme tarihinde çeviri çalışmaları, tarihî süreç içerisinde dünya genelinde yaşanan hadiseler ve gelişmeler ekseninde, olağan akışıyla ilerlemiştir. Ancak günümüzde yaşanan bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler, tercüme faaliyetlerini de etkilemiştir. Bugün, dünya tarihinin dönüm noktasını oluşturan dijitalleşme ve yapay zekâ, tercümede de kendisini göstermiştir…
Tercümenin tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir. Bir başkasına tesir etme veya ondan etkilenme, insanda fıtrî bir özellik olduğundan sosyal bünye içerisinde her şahıs, dil gelişiminin yaşandığı en eski devirlerden beri anlama ve anlaşılma ihtiyacının bir gereği olarak tercümeyle hemhal olmuştur. İşte bu durumun, sözlü çevirinin/tercümenin ilk numunelerini oluşturduğu düşünülmektedir. İnsanlık tarihinde farklı lisanların oluşmasıyla birlikte, tercümeye olan ihtiyacın da artmış olduğu bir gerçektir.
Duygu, düşünce, bilgi ve tecrübenin bir lisandan başka bir lisana aktarılma işinin adı olarak tanımlayabileceğimiz tercümede, kendisinden aktarma yapılan (kaynak) ve kendisine aktarılan (hedef) iki dil vardır. Bu diller, kelimeler yoluyla anlamı, dolayısıyla anlamın taşıdığı bütün değerleri, bir başka dilin muhataplarına aktarır.
Doğru bir tercümede, aktarılan cümlenin anlamını, yeni bir dile eksiksiz biçimde vermek, kolay bir iş değildir. Tercümede kaynak dilde kastedilen mananın, eksiksiz ve hatasız olarak aktarılması beklenir ki bu tam anlamıyla mümkün olamamaktadır. Tercüme edilen çalışmanın yazıldığı kültürü bilmek ve en uygun kelimeyi bulmak, çok zorlu bir süreçtir. Bu noktada, kaynak dildeki anlamı korumak veya bu anlamı hedef dilin kültür ve değer birikimine uygun hâle getirmek arasında bir çatışma yaşanması mümkündür ki bu, bir başka yazının konusudur.
Yazının tamamını Yedikıta Dergisi 180. sayısından (Ağustos 2023) okuyabilirsiniz.
Sahabe izleriyle bereket bulan Bitlis, sinesinde kadim medeniyetlerin izlerini taşıyor. Tarihin tabiatla bütünleştiği kadim şehir,…
Üç Osmanlı şehri, üç ecdat yadigârı cami… Bulgaristan topraklarında gördüklerimiz ve burada yazdıklarımız, bu yolculuğun…
Nizâmiye Medreseleri, bir eğitim kurumundan çok daha fazlasıydı. Sistemli yapısı, vakıf destekli malî gücü, dinî-siyasî…
Cihan devletinin padişahları ve hanedan mensupları arasında kaleme alınan mektuplar, asırlar öncesinden günümüze ulaşarak bizlere…
Estergon seferi dönüşü Edirne’de çadırında konaklayan Kanuni Sultan Süleyman Han, yüreğini yakan bir haberle sarsılmıştı.…
Anadolu’nun taçkapıları, medeniyetimizin taşa işlenmiş şaheserleridir. Her birinde incelik ve zarafetin yanında, mahir ustaların sabrı…