Osmanlı’yı 33 yıl ayakta tutan ve son devrin en siyasi padişahına düzenlenen suikastin, hedefine ulaşamadığından olsa gerek, çok fazla üzerinde durulmamıştır. Hazırlık safhasından destekçilerine ve sonrasında Osmanlı hukukunun işleyişine kadar ciddi şifreleri ortaya koyan bu suikast, “Acaba hedefine ulaşmış olsaydı ne olurdu?” sorusu etrafında yeniden değerlendirilmelidir.
1905’in 21 Temmuzu’nda Sultan İkinci Abdülhamid Han’a Cuma Selamlığı çıkışında düzenlenen bombalı suikast hedefine ulaşsaydı tarih nasıl değişecekti? Tarihçilerimizin kullanmadığı patika yollardan birinin önündeki taşı bu soruyla kaldırdığımızda devrin manzarası ve planlanan oyunun dehşeti daha iyi anlaşılacaktır.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi 69. sayısından (Mayıs 2014) okuyabilirsiniz.
Asırlar boyunca İslâm medeniyetinin manevî omurgasını oluşturan fütüvvet ve onun Anadolu’daki tezahürü olan Ahilik, gençliği…
Küçük bir gemi reisliğinden kaptan-ı deryalığa kadar yükselen Barbaros Hayreddin Paşa, Akdeniz’in her köşesinde yankılanan…
Tarihin engin hatıralarını barındırır Divanyolu. Yerebatan Sarnıcı’ndan yola çıksanız, yol boyu sağlı sollu pek çok…
Kânî Efendi’nin gönlündeki İstanbul’a gitme sevdası karşısında herkes, aklıyla konuşmuştu ama o, gönlüyle yürümüştü…
Selçuklu dönemi, tefsir ilminin müstakil bir disiplin olarak şekillendiği, farklı coğrafyalarda ihtiyaçlara cevap veren zengin…
İstanbul’un ihtişamlı tarihinin gölgesinde kalan Çatalca Surları, şehrin dış savunma hattının bir parçası olarak beşinci…