Sadrazam demek padişahtan sonra devleti temsil ve idare eden ikinci adam demekti. Sırmalı kaftanlara, murassa silahlara, güzel koşumlu atlara herkesten önce onlar layıktı. Ama demediler ki biz seferden geri dururuz. Bilakis, bırakınız savaşı çadırdan idareyi, bizzat kır atlarının üstünde yalın kılıç cenk ettiler. Bazısı gazi iken, bazısı da şehid düştüler…
Osmanlılar, tarih sahnesine çıkışlarından itibaren i‘lâyı kelimetullah uğruna Kafkaslardan Anadolu’ya, Balkanlardan Avrupa içlerine kadar seferler düzenlemişlerdir. 17. asrın sonuna kadar padişahlar da ordunun başında bu seferlere iştirakle muharebeleri bizzat idare etmişlerdir. Hatta çoğu gazi olmuşken Sultan Birinci Murad gibi cenk meydanında şehid düşmüş müstesna bir padişah da mevcuttur.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi 95. sayısından (Temmuz 2016) okuyabilirsiniz.
Büreyde bin Husayb el-Eslemî (r.a.) Hazretleri, Horasan bölgesinde en son vefat eden sahabî olup, İslâm…
Osmanlı medeniyeti, gücünü; ölçüden, edep ve zarafetten aldı. Şehrin imarından hane kapısına kadar uzanan bu…
Siperler topraktı, gökyüzü ateşle doluydu. Ramazan-ı Şerif’in manevî serinliği, Çanakkale siperlerinin her yanında hissediliyordu.
Yaşlı ve hasta olmasına rağmen Zigetvar Kuşatması’na bizzat katılan Sultan Süleyman, sefer sırasında irtihal etti.…
Dünyanın en çok ziyaret edilen şehirlerinden Barselona, bir zamanlar “Berşelûne” adıyla Endülüs’ün kuzeyindeki önemli İslâm…
Anadolu coğrafyası, hâlâ ecdadın binlerce eseriyle süslü. Bu medeniyet unsurları maalesef, güya yine “medeniyet” adına…