Kültür Tarihi

Paylaşılamayan Türk Tatlısı Baklava

Osmanlı döneminde savaşlarda kazanılan zaferlerden sonra halka bedava dağıtılan baklava, tarih boyunca birçok millet tarafından sahiplenildi, sahiplenilmeye de devam ediyor. Ancak bütün deliller onun bir Türk tatlısı olduğunu gösteriyor…

Nar gibi kızarmış görüntüsüyle görenlerin iştahını kabartan baklava, hiçbir tatlıya benzemez. Çünkü o, eski kuşak ustaların tabiriyle beş duyuya hitap eden tek tatlıdır. Bu yüzden geçmişten günümüze Türk mutfağının baş tacı olmuştur. Baklava; sofralarımızın tadı, kendi hikâyesini yazdırmış bir kültür ürünüdür. Önemini Türkler tarafından benimsenmiş olmasından alır. Türk coğrafyasındaki gelenek ve görenekler vasıtasıyla zenginleştirilmiştir. Yüzyıllar boyunca bölge bölge yayılarak çeşitlendirilmiştir. Asırlardır Anadolu’da yapılan bu tatlının kökeni çok eskilere, günümüzden dört bin yıl önceye uzanır. Günümüze gelirsek… Bu lezzetli ve doyurucu yiyecek, gelişim tarihi kayıt altına alınmadığından bugün birçok millet tarafından sahipleniliyor. Ancak baklavanın kronolojisi, onun Türkler tarafından keşfedilip geliştirildiğini ispatlıyor.

Baklavayı “baklavas” olarak adlandıran Yunanistan, bu tatlı konusunda sahiplenme savaşı yaşadığımız ülkelerden sadece biri. Rumlar, eskiden bu yana baklavanın Bizans kökenli bir yiyecek olduğunu iddia ediyor. Baklavayı Yunanlılara ait bir dünya kültür mirası olarak tescil ettirmek isteyen Rumların uzun soluklu çabaları üç yıl kadar önce boşa çıktı. Avrupa Birliği Komisyonu, nihayet 8 Ağustos 2013 tarihinde baklavayı has bir Türk tatlısı olarak tescil etti. Hâlbuki baklavaya sahip çıkan sadece Rumlar değil. Suriyeli gastronomlar baklavanın Asurlular tarafından bulunduğunu, günümüzdeki şekline en yakın örneklerin Şam ve çevresinde yapıldığını söylüyorlar. Benzeri iddialar, Süryaniler tarafından da ileri sürülüyor.

Yazının devamını Yedikıta Dergisi 98. sayısından (Ekim 2016) okuyabilirsiniz.

Melih Uslu

Recent Posts

İslâm’ın İlk Sancaktarı Büreyde bin Husayb el-Eslemî (R.A.)

Büreyde bin Husayb el-Eslemî (r.a.) Hazretleri, Horasan bölgesinde en son vefat eden sahabî olup, İslâm…

4 gün ago

Kapısından Penceresine Türk Evinin Mahremiyet Unsurları

Osmanlı medeniyeti, gücünü; ölçüden, edep ve zarafetten aldı. Şehrin imarından hane kapısına kadar uzanan bu…

4 gün ago

Çanakkale Cephesi’nde Ramazan-ı Şerif

Siperler topraktı, gökyüzü ateşle doluydu. Ramazan-ı Şerif’in manevî serinliği, Çanakkale siperlerinin her yanında hissediliyordu.

4 gün ago

Zigetvar Önünde Bir Sultan

Yaşlı ve hasta olmasına rağmen Zigetvar Kuşatması’na bizzat katılan Sultan Süleyman, sefer sırasında irtihal etti.…

4 gün ago

Barselona’da İslâm Hâkimiyeti

Dünyanın en çok ziyaret edilen şehirlerinden Barselona, bir zamanlar “Berşelûne” adıyla Endülüs’ün kuzeyindeki önemli İslâm…

4 gün ago

Emir Musa Medresesi’nin Hikâyesi

Anadolu coğrafyası, hâlâ ecdadın binlerce eseriyle süslü. Bu medeniyet unsurları maalesef, güya yine “medeniyet” adına…

4 gün ago