Küçük bir kasabayken Osmanlı ile birlikte mamûr hâle gelen Saraybosna, kültür mirasımızın bugüne kadar en iyi muhafaza edildiği bir belde. Türk-İslâm mimarîsinde inşa edilen şehir, Osmanlı’ya 400 sene hizmet verdi. Saraybosna’nın Balkanların kalbi diyebileceğimiz bir yerde kurulmasına önderlik eden hayırsever devlet adamı Gazi İsa Bey, Saraybosna’yı Anadolu şehirleri gibi mimarî eserlerle süsledi…
Osmanlı Devleti, Balkanlarda fetihlere başladığı ilk andan itibaren bu topraklarda sistemli bir iskân politikası takip etti. Bu şuurlu ve disiplinli iskân neticesinde zamanla Osmanlı hâkimiyetindeki Balkan şehir ve kasabaları han, hamam, cami, medrese, tekke, zaviye ve imaret gibi çeşitli Türk-İslâm kültür şaheserleriyle bezendi. Bu eserlerin meydana gelmesi bizzat devlet eliyle olduğu gibi, çoğu zaman da zengin ve hayırsever insanların kurduğu vakıflar sayesinde gerçekleşti. Balkan şehirlerini ihya eden hayırsever devlet adamlarından birisi de imar faaliyetleriyle Saraybosna’yı küçük bir mezradan şehir hâline getiren Gazi İsa Bey’dir.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi 113. sayısından (Ocak 2018) okuyabilirsiniz.
Düzlüklerinde savrulan her bir toz zerreciği dahi buram buram tarih kokar Merv’in. Sanki akıp giden…
Timurlu mimarîsi, pek çok farklı coğrafyadan taşıdığı izlerle Orta Asya’daki İslâm sanatının zirvesidir. Sonraki devirler…
Osmanlı ilim ve irfan geleneğinin parlak simalarından Halîmî Çelebi, ilmiyle âmil, ahlâkıyla mümtaz bir âlimdir.
Selçuklu sultanları ve devlet adamları, kitaplara duydukları hürmeti, ülkenin dört bir yanında inşa ettikleri kütüphanelerle…
“Türk insanı şefkatlidir, ailesine düşkündür. Evlilik ve aile bağlarına genel olarak Avrupalılardan daha çok saygı…
Orta Çağ’dan kalma şatoları, dev araç fabrikası ve Bavyera Ordu Müzesi’nde sergilenen Osmanlı çadırıyla Ingolstadt,…