Emir Sultan ismini duyduğumuzda hemen aklımıza Bursa’da medfun mübarek zat gelir. Ancak vatan coğrafyamızda nice Emir Sultanlar var. Bunlardan birine, annemin kardeşlerime söylediği ninnide geçen “Konya dağlarında Emir Sultan” ifadesinin izini sürdüğümde rastladım…
Tarihin kaynakları sadece kitaplar, kitabeler, basılı ya da yazılı evraklar değildir. Bir de sözlü tarih vardır. Sözlü tarih, geçmişte yaşanan hadiseleri; o döneme doğrudan şahitlik eden kişilerin anlatımlarıyla ve onların hatıralarını aktaranların rivayetleriyle birlikte ele alan yöntemdir.
Masallar, ninniler, ağıtlar hatta kullanılan kelime ve deyimler de sözlü tarihin parçalarıdır. Dikkatlice bakıldığında, onların içinde klasik kaynaklarda yer almayan tarihî gerçekleri görmek mümkündür.
Meselâ; İkinci Abdülhamid Han tahttan zorla indirildikten sonra girilen Birinci Dünya Savaşı’nda yaşananları, Sivas’ta yakılan bir ağıt şöyle anlatıyordu:
Bizden selâm eylen Sultan Reşad’a
Kınalı beşikler kaldı köşede
Sultan Hamid gerek asker yaşada
O da hal edildi devrâna bakın
Ağıtta dikkatleri çeken, “Sultan Hamid gerek asker yaşada” mısrasıdır. Millet, Abdülhamid Han’ı neslin zihninde menfi göstermek için yapılan yoğun propagandaya rağmen her şeyin farkındaydı. 33 yıllık iktidarında, içine zorla itildiği savaşlarda bile asker kırmadan devleti idare ettiğini, onu tahttan indiren İttihatçıların ise yüz binlerce insanı kırdığını çok iyi biliyordu.
O günlerde yaşanan bir başka facianın boyutlarını da halk, yine diliyle geleceğe taşımıştı. Meselâ Sarıkamış faciası…
Yazının tamamını Yedikıta Dergisi 202. sayısından (Haziran 2025) okuyabilirsiniz.
Osmanoğulları’nın ilk büyük payitahtı, Osmanlı’nın dibacesi ve beylikten devlete geçişin müjdeleyicisi Bursa; yeşili ve suyuyla…
Şeyh Üftâde (1490-1580) Hazretleri, daha doğumunda görülen müjdeli bir rüyanın işaret ettiği üzere, zühdü, takvâsı…
Bugün İslâm medeniyetinden söz edebiliyorsak, bunu Medine-i Münevvere’ye borçluyuz diyebiliriz. Zira İslâmî kültürün tekâmül etmeye…
Yazmak, bilgiyi kalıcı hâle getirmek ve nesiller boyunca paylaşmanın en sağlam yoludur. Müstensihlerden şapograf makinelerine…
Mustafa Râkım Efendi, Osmanlı hattatlığında celî sülüs ve tuğrada çığır açan müstesna bir üstattır.
Kalemi güçlü olduğu kadar, bedenen de kuvvetli olan Ahmed Midhat Efendi, devrin gazetecilerinden Lastik Said…