Sultan Selim Han’ın yavuzluğu yanında, Süleyman Han’ı sakin görenler, nasıl bir pençe yiyeceklerinden habersizdi. “Kuzu” diye nitelendirdikleri Kanuni’nin muhteşemliğine vâkıf olmaları uzun sürmeyecekti…
1512’den 1520’ye kadar 8 yıl süren saltanatı sırasında batıya, Avrupa’ya hiç sefere çıkmamış olan Yavuz Sultan Selim Han, Osmanlı’nın doğu ve güney sınırlarıyla uğraşmış, İran ve Mısır seferlerine çıkmıştı. Anadolu’yu çetelerden temizledikten sonra Memlüklerin üzerine gitmişti.
Memlükler, üç konuda hatalı davranış sergilemişlerdi. İlki; Çaldıran’a giden Osmanlı’ya karşı asker göndermişler, yapılan tüm ikazlara rağmen geri çekilmemişler ve gönderilen elçileri de reddetmişlerdi. İkincisi; kontrol ettikleri hac güzergâhında hacıların canına ve malına kasteden eşkıyaya, yeterli müdahalede bulunamıyorlardı. Üçüncüsü ise Portekizlilerin, Haremeyn topraklarına yaptıkları saldırılara cevap veremiyorlardı ki bir Portekiz donanmasının Cidde’ye asker çıkarması ve Mekke-i Mükerreme üzerine yürümeye teşebbüs etmesi, İslâm âlemini çok üzmüştü.
Bu problemleri kökünden halleden Sultan Selim Han, yönünü Avrupa’ya çevirir. Sebebi, Macarların ve Sırpların Balkanlardaki Müslümanlara verdikleri zarardır. Ancak isteğini gerçekleştirmek nasip olmaz. Padişah, tuğlarının Edirne dışına dikildiği günlerde vefat eder.
Yazının tamamını Yedikıta Dergisi 162. sayısından (Şubat 2022) okuyabilirsiniz.
Büreyde bin Husayb el-Eslemî (r.a.) Hazretleri, Horasan bölgesinde en son vefat eden sahabî olup, İslâm…
Osmanlı medeniyeti, gücünü; ölçüden, edep ve zarafetten aldı. Şehrin imarından hane kapısına kadar uzanan bu…
Siperler topraktı, gökyüzü ateşle doluydu. Ramazan-ı Şerif’in manevî serinliği, Çanakkale siperlerinin her yanında hissediliyordu.
Yaşlı ve hasta olmasına rağmen Zigetvar Kuşatması’na bizzat katılan Sultan Süleyman, sefer sırasında irtihal etti.…
Dünyanın en çok ziyaret edilen şehirlerinden Barselona, bir zamanlar “Berşelûne” adıyla Endülüs’ün kuzeyindeki önemli İslâm…
Anadolu coğrafyası, hâlâ ecdadın binlerce eseriyle süslü. Bu medeniyet unsurları maalesef, güya yine “medeniyet” adına…