Categories: Osmanlı Tarihi

Kanuni Sultan Süleyman Han’ın Son Vasiyeti

Her şeyin su ile diri ve canlı kalabildiği, hakikat olduğu gibi; bir canlıya su ikram etmek de o kadar kıymetli ve azizdir. Tarihimiz, insanlığın en temel ihtiyaçlarından olan “su” hizmetinin envai çeşit numunesiyle doludur. O kadar ki, cihan hükümdarı Kanuni Sultan Süleyman, son seferinden hemen önce yazdığı vasiyetnamesinde yine su hizmetinden bahsediyordu…

Muhteşem Süleyman’ın ömrü boyunca seferden sefere koştuğu herkesçe malumdur. Nitekim son nefesini de sarayından 1300 km uzakta, Zigetvar’da vermişti. Bu yoğun askerî harekâta rağmen, ülkesini bayındır hâle getirmekten de geri kalmadı büyük sultan. Özellikle Haremeyn-i Şerifeyn’in su ihtiyacını gidermek için gösterdiği gayret ve yaptırdığı çalışmalar muazzamdır. Öyle ki Zigetvar’a hareketinden iki gün önce kaleme aldığı vasiyette bile Cidde’ye su getirilmesini ister. Kendisinin, oğullarına yaptığı başka vasiyetleri varsa da muhtemel ki en sonuncusu, budur.

Sultan Süleyman, 29 Nisan 1566 tarihini taşıyan vasiyetnameyi oğlu (İkinci) Selim Han’a yazmış. Süleyman Han’ın bizzat kendi ifadeleriyle vasiyeti şöyledir:

“Benim canımdan sevgili, iki gözüm nuru Selim Han’ım; bu iki pazubendi ve bir cevherî al sandığı vakfeylemişimdir. İki Cihan Fahri Muhammed Resûlüllah Hazretleri’nin sallallahü aleyhi ve sellem, ruh-ı şerifleri içindir ki bunları satıp Cidde-i ma’mûreye su getiresin. Oğulluk edip bu vasiyeti yerine getiresin. Sarayda bulunan cümle ağalar ve cümle oda oğlanları şahiddir. Sen benim yazımı bilirsin. Bu esbab, Fahr-i Âlem Hazretleri’nindir, benim değildir. Göreyim seni nice yerine korsun. Dünya kimseye baki ve pâyidâr değildir. Ümiddir ki bahasıyla satasız. Hak Teâlâ bu seferi mübarek edip gönül hoşluğuyla geri gelmek müyesser ede. Resûlü hürmetine, aleyhisselam.”

Şu kelimelerdeki ve ifade tarzındaki samimiyeti görmemek mümkün değil. Hele ki mevzu, aşkıyla tutuşulan mukaddes beldeler olunca, sultanın bu metni, en kalbî hislerle yazdığı her harfinden anlaşılıyor. Peygamber sevgisini, şefaati, mukaddesata hürmeti, vakıf kültürünü, sadaka-i cariye düşüncesini, tevazuu, güveni, evlat sevgisini, dünyanın faniliğini, adaleti, hayır duayı… Şu kısacık metne sığdırmış, cihana sığmayan koca sultan.

Vasiyetnamenin bir sureti, bugün Osmanlı Arşivi envanterine kayıtlı. Evrakın orijinalinin akıbeti meçhul ama en azından kopyası alınmış ve iki ayrı mecmuada yayınlanmış.

Vasiyet Yerine Getirilebildi mi?

Şehzade Selim, Sultan İkinci Selim ünvanıyla Osmanlı tahtına çıkınca, babasının vasiyetini yerine getirmek üzere keşif çalışmaları ve zemin etütleri yaptırmış. Nitekim konuyla ilgili olarak, Cidde Beyi Ahmed Bey’e gönderilen emrin sureti, Osmanlı Arşivi’nde, 23 numaralı mühimme defterinde yer alıyor.

Yazının tamamını Yedikıta Dergisi 205. sayısından (Eylül 2025) okuyabilirsiniz.

Arif Ziya Ardıç

Recent Posts

İslâm’ın İlk Sancaktarı Büreyde bin Husayb el-Eslemî (R.A.)

Büreyde bin Husayb el-Eslemî (r.a.) Hazretleri, Horasan bölgesinde en son vefat eden sahabî olup, İslâm…

1 ay ago

Kapısından Penceresine Türk Evinin Mahremiyet Unsurları

Osmanlı medeniyeti, gücünü; ölçüden, edep ve zarafetten aldı. Şehrin imarından hane kapısına kadar uzanan bu…

1 ay ago

Çanakkale Cephesi’nde Ramazan-ı Şerif

Siperler topraktı, gökyüzü ateşle doluydu. Ramazan-ı Şerif’in manevî serinliği, Çanakkale siperlerinin her yanında hissediliyordu.

1 ay ago

Zigetvar Önünde Bir Sultan

Yaşlı ve hasta olmasına rağmen Zigetvar Kuşatması’na bizzat katılan Sultan Süleyman, sefer sırasında irtihal etti.…

1 ay ago

Barselona’da İslâm Hâkimiyeti

Dünyanın en çok ziyaret edilen şehirlerinden Barselona, bir zamanlar “Berşelûne” adıyla Endülüs’ün kuzeyindeki önemli İslâm…

1 ay ago

Emir Musa Medresesi’nin Hikâyesi

Anadolu coğrafyası, hâlâ ecdadın binlerce eseriyle süslü. Bu medeniyet unsurları maalesef, güya yine “medeniyet” adına…

1 ay ago