Her biri birer kültür hazinesi olan yazma eserlerimiz, zamanımıza gelinceye kadar çeşitli safhalardan geçti. İslâmî kültür ve medeniyette ilmî birikimin en önemli taşıyıcısı ve aktarıcısı olan bu yazma kitaplar, birçok unsurdan meydana geliyor. Gerek muhteviyatı, gerekse estetik özellikleri yönünden birer şaheserdirler. Peki ecdadımızdan bize miras bu kıymetli eserleri layıkıyla biliyor muyuz?..
El Yazmaları Nasıl Hazırlanırdı?
Her aşaması ayrı bir ustalık isteyen yazmaların hazırlanışı, meşakkatli bir işti. Bir el yazmasının meydana gelmesi için kalem, kâğıt ve mürekkep ana malzeme idi. Ham kâğıt önce tabiî maddeler kullanılarak boyanır, sonra un yahut nişasta muhallebisi veya kestirilmiş yumurta akı ile âharlanırdı. Son olarak mührelenip terbiye edilirdi. Artık üzerinde kalem gezdirmeye hazır olan kâğıt, istenilen ebatta kesilir ve onu mahirâne kullanacak hattatın önüne gelirdi.
Hattatlar yazım işini bitirdikten sonra sıra yazmanın bezenmesinde idi. Bezeme işini yapan müzehhibler, yazmayı süsledikten sonra sayfaları tekrar hattata gönderirdi. Hattatlar ilgili kısımlara lazım gelen yazıları yazar, işi bittikten sonra sayfalar mücellide teslim edilirdi. Mücellidhanede sayfalar bir bir dikilir, hepsi bir hizada durup dağılmasınlar diye şirazesi örülürdü. Sonra da sayfaları korumak için bir cilt yapılırdı. Böylece hattat, müzehhib ve mücellidin müşterek çalışmasıyla yazma kitap, okunmaya hazır hâle gelirdi.
Bir Yazma Nelerden Meydana Gelir?
Kâğıt, Metin, Süsleme (tezhib, minyatür, ebru), Cilt
Yazının tamamını Yedikıta Dergisi 127. sayısından (Mart 2019) okuyabilirsiniz.
Kendini Avrupa’nın kralı ilân eden Şarlken, gözünü Cezayir’e diker. Ancak kendini beğenmiş kibirli ordusuna, gözü…
Gelin, Seyahatnâme'nin yazılışına kapı aralayan Bursa yolculuğuna ve nihayetinde müsade ile kaleme alınan eserin doğuşuna…
Kanuni Sultan Süleyman Han devrinde, Zigetvar Seferi’nde esir düşen Mustafa Çavuş’un, zindandaki hâlini resmedip İstanbul’a…
Tarihimizdeki ilk yazılı İslâm hukuku örneklerinden biri olan “el-Mesâilü’l-Melikşâhiyye” kanunnamesi; Osmanlı “Mecelle”sinden tam sekiz yüz…
Tuna Nehri kıyısında kurulan Silistre, akarsuların bol olduğu bereketli topraklar üzerinde yükselmiş bir şehirdir. Osmanlı…
18. yüzyılda Hint alt kıtasına yerleşen Büyük Britanya, gücünü pekiştirmek istiyordu. Elindeki topraklarla yetinmeyen İngilizler,…
View Comments
O sayfaların kokusu ne kadar güzeldir kim bilir, İstanbul un ahşap kokulu köy evleri gibi.......