İstanbul’un çeşmeleri, taşla suyun buluştuğu zarif yapılardan fazlasını ifade eder; her biri bir devrin zevkini, bir hayır sahibinin gönlünü ve bir mahallenin hafızasını taşır.
Azapkapı’daki Saliha Sultan Çeşme ve Sebili ise mermerlerinde kırılmış bir testinin sesini, mahcup bir kız çocuğunun gözyaşını ve o gözyaşından doğan büyük bir hayrı saklar. Hayır ve hasenat işlerine düşkünlüğüyle tanınan Saliha Sultan, Birinci Mahmud Han’ın annesidir. İstanbul’u çeşmelerle ihya eden; su yollarına, sebillere, mekteplere ve cami tamirlerine ehemmiyet veren bu hayır sahibi valide sultanın hayatı, halk arasında anlatılan dikkate şayan bir hikâyeyle başlar.
Yedikıta Dergisi 217. Sayısının (Eylül 2026) Tamamını Buradan Okuyabilirsiniz
İslâm medeniyetinde, eserler telif edildikten sonra istinsah, şerh, hâşiye, muhtasar, zeyl ve benzeri çalışmalarla yeniden…
Çanakkale Muharebeleri’nde şehit düşen Mehmetçiğin geride bıraktığı emanetlerden biri de çarıklardır.
Fatih Sultan Mehmed’in fethettiği, Yavuz Sultan Selim’in çeyrek asır yönettiği, Kanuni Sultan Süleyman’ın çocukluk adımlarını…
Müslümanların, İtalya’nın bazı bölgelerinde emirlikler kurduğunu duymuş muydunuz?
Üsküdar sırtlarında, geçmişte bir sayfiye köyünün kalbinde yükselen bulgurlu Bayrampaşa Camii, Osmanlı’dan günümüze ulaşan mimarisiyle…
Şeyh Muhammed Murad Kazânî el-Minzelevî hazretleri, ömrünü ilme, tasavvufa ve Allah (c.c.) yolunda hizmete vakfederek,…