Categories: İslam TarihiManşet

İslâm’ın Sembolü Camiler

Cami Mimarîsi

Müslümanların ibadet için toplandıkları büyük mekâna, cami denir. Bu yapıların küçüğü mescid, binası olmayıp üstü açık olanları da namazgâh diye isimlendirilir. Tarihte ilk mescid, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) yaptırdığı Kuba Mescidi’dir. Mescid-i Nebevî ise daha sonra inşa edildi. İlk devir mescidlerin belli bir mimarî özelliği yoktu. Sade, üzerleri kısmen açık ve kerpiç duvarlı olarak yapılır ve hurma dallarıyla gölgelendirilirdi. Emevîler zamanında enine gelişen, uzun nefli ve avlulu planlı camiler inşa edilirken, Abbasiler devrinde klasik cami mimarîsinin ilk numuneleri verilmeye başlandı. Daha sonra Orta Asya ve Anadolu’da inşa edilen muazzam eserlerle cami mimarîsi, Türklerin elinde altın çağını yaşadı.

Caminin Kısımları

Dış avlu (harîm), iç avlu (harem) ve cami içi (kubbe altı veya sahın) olmak üzere üç kısımdan oluşur.

Mimarî Özelliklerine Göre Osmanlı Camileri

Ters T Planlı Camiler: Zaviye, imaret yahut tabhaneli diye de bilinen bu yapılar, toplantı, ibadet ve barınma ihtiyaçlarının karşılandığı mekânlardı. Avlu, ibadet ve tabhane mekânı gibi başlıca üç bölümden oluşan bu yapılara, İstanbul Mahmud Paşa ve Bursa Hüdavendigar Camileri gibi pek çok misal verilebilir.

Tek Kubbeli Camiler: İbadet mekânının tamamını veya tamamına yakınını tek kubbenin örttüğü, son cemaat yeri bulunan kare planlı cami tipi. Tek kubbeli Osmanlı camisi türünde inşa edilen ilk yapı, İznik’teki Hacı Özbek Camii’dir.

Çok Kubbeli Camiler: Selçuklular’dan bildiğimiz ulu cami tipinin Osmanlılar tarafından geliştirilmesi neticesinde, yapının bütün mekânlarının kubbeler ile örtüldüğü cami tipi. Bursa Ulu Camii, 20 kubbesi ile bu tipin âbidevî numunesidir.

Merkezî Kubbeli Camiler: Ana mekânı örten büyük bir kubbe ve onun etrafındaki küçük kubbelerden oluşan yapı tipi. Edirne Üç Şerefeli Camii, buna en güzel bir numunedir.

Klasik Üslûp: Mimar Sinan’la altın çağını yaşayan Osmanlı cami mimarîsidir. Süleymaniye ve Selimiye gibi büyük camiler, en nadide misallerdendir.

Batı Tarzı Üslûp: 18. asırda başlayan barok, rokoko gibi Avrupaî üslupta yapılan camiler. Laleli, Nuruosmaniye ve Ortaköy Camileri, Avrupaî üslupta inşa edilmiştir.

Yazının devamını Yedikıta Dergisi 124. sayısından (Aralık 2018) okuyabilirsiniz.

Kayıhan Çağlar

Recent Posts

Ashab-ı Kiram ile Bereketlenmiş Diyar Bitlis

Sahabe izleriyle bereket bulan Bitlis, sinesinde kadim medeniyetlerin izlerini taşıyor. Tarihin tabiatla bütünleştiği kadim şehir,…

2 hafta ago

Bulgaristan’da Bir Miras Rotası

Üç Osmanlı şehri, üç ecdat yadigârı cami… Bulgaristan topraklarında gördüklerimiz ve burada yazdıklarımız, bu yolculuğun…

2 hafta ago

İlmin Işığında Kalemin Gölgesinde Nizâmiye Medreseleri

Nizâmiye Medreseleri, bir eğitim kurumundan çok daha fazlasıydı. Sistemli yapısı, vakıf destekli malî gücü, dinî-siyasî…

2 hafta ago

Hafsa Valide Sultan’ın Satırlarında Dua, Hasret ve Zarafet

Cihan devletinin padişahları ve hanedan mensupları arasında kaleme alınan mektuplar, asırlar öncesinden günümüze ulaşarak bizlere…

2 hafta ago

Şehzadeler Güzidesi Mehmed

Estergon seferi dönüşü Edirne’de çadırında konaklayan Kanuni Sultan Süleyman Han, yüreğini yakan bir haberle sarsılmıştı.…

2 hafta ago

Sabırla İşlenen Zarafet Taçkapılar

Anadolu’nun taçkapıları, medeniyetimizin taşa işlenmiş şaheserleridir. Her birinde incelik ve zarafetin yanında, mahir ustaların sabrı…

2 hafta ago