Kurtubalı Müslümanlar tarafından kurulan Girit Müslüman Emirliği, yaklaşık bir buçuk asır boyunca Akdeniz’de hüküm sürmüştür. Yurtlarından çıkarılan ve sürgün edilen bir grup Endülüslü Müslümanın, Akdeniz’in bu stratejik adasını fethederek kurdukları devletin hikâyesi, tarihin enteresan hadiselerinden biridir…
Kurtubalı Müslümanlar tarafından kurulan Girit Müslüman Emirliği, yaklaşık bir buçuk asır boyunca Akdeniz’de hüküm sürmüştür. Yurtlarından çıkarılan ve sürgün edilen bir grup Endülüslü Müslümanın, Akdeniz’in bu stratejik adasını fethederek kurdukları devletin hikâyesi, tarihin enteresan hadiselerinden biridir…
Girit, coğrafî konumu itibarıyla Akdeniz’in dördüncü büyük adasıdır. Batı dillerinde “Crete”, İslâm kaynaklarında ise “İkrîtiyye, İkrîdiş…” gibi isimlerle anılan bu ada; Adalar (Ege) Denizi, Anadolu, Suriye ve Mısır’ı birbirine bağlayan son derece stratejik bir noktada yer alır. Bu özelliğiyle tarih boyunca büyük medeniyetlerin dikkatini çekmiş, hâkimiyet mücadelelerinin merkezinde bulunmuştur.
Girit’e yönelik ilk İslâm akınları, Emevî Halifesi Hz. Muaviye (r.a.) dönemine (661-680) kadar uzanır. Cünâde bin Ebî Ümeyye el-Ezdî kumandasındaki İslâm orduları, 673-684 yılları arasında düzenledikleri seferlerle adanın önemli bir kısmına sahip olmuşsa da bu dönemde kalıcı bir hâkimiyet tesis edilememiştir. Girit’in gerçek anlamda İslâm yurdu hâline gelmesi ve burada müstakil bir Müslüman devletin kurulması, daha sonraki süreçte, Endülüslü Müslümanlar eliyle gerçekleşecektir.
Sürgünden Fethe Uzanan Yol
Endülüslü Müslümanların, Avrupa’nın en batı ucundaki İspanya topraklarından kalkarak binlerce kilometre ötede Girit’i fethetmeleri, tesadüfî bir başarı değildir. Bu fetih, ardında acı bir sürgün ve mecburî göç hikâyesi barındırıyordu. Süreç, 818 yılında Kurtuba’da çıkan Rabad (Varoş) İsyanı ile başlar. Endülüs Emevî Emîri I. Hakem tarafından kanlı bir şekilde bastırılan bu hadisenin ardından, on beş-yirmi bin civarında Müslüman, yurtlarından sürgün edilmiştir.
Yazının tamamını Yedikıta Dergisi 213. sayısından (Mayıs 2026) okuyabilirsiniz.
8. yüzyılda ortaya çıkan kuzeyli bir kavim, Avrupa coğrafyasını yüzyıllarca kasıp kavurmuştu. Ana motivasyonları gümüş…
Fotoğrafçılığın henüz emekleme döneminde, farklı şehirleri ve âbideleri fotoğraf aracılığıyla bir araya getirme fikrinin ürünü;…
Âtıf Efendi, Osmanlı’nın mühim devlet adamlarındandır. Liyakati sebebiyle üç kez başdefterdarlık yapmış, bir kütüphane vakfetmiş,…
Anne duasının bereketiyle ilim yolunda büyük merhaleler kat eden nice âlimin menkıbesi, günümüze ulaşmıştır. Bu…
Vatan müdafaasında nice evladını şehit veren aziz milletimiz için Çanakkale Zaferi, büyük bir sevince vesile…
Mekke-i Mükerreme ulemasının bir araya gelerek kaleme aldığı iki mektupta, Müslümanların dinî hayatlarındaki eksiklikleri hatırlatılarak,…