İtalya’nın Toskana Bölgesi’nde Livorno isimli bir liman şehri vardır. Ligurya Denizi kıyısında bulunan bu şehirde ticaret müthiş şekilde gelişmişti. 1587 senesinde I. Ferdinand’ın ilan ettiği Leggi Livornie (Livorno Kanunu) ile bu şehir “Açık Kent” ilan edildi. Bu kanun her milletten ve dinden isteyen herkesin, hiçbir takip ve engellemeye takılmaksızın Livorno’ya yerleşebilmesini ve serbestçe ticaret yapabilmesini sağlıyordu. Hal böyle olunca Livorno’da ticaret ve iletişim alabildiğine gelişti.
Osmanlı, Livorno’daki ticarete elbette bigâne değildi. Osmanlı’nın Livorno’dan getirdiği malzemelerin belki en mühimi kâğıttı. Ecdat; “çiftlisi”, “orta boylusu” ve “büyüğü” bulunan Livorno kâğıdını aharlayıp kullanıyor, gerekirse de kına yahut çay ile boyuyordu. Livorno kâğıdının bir köşesine soğuk damga ile kâğıdın üretildiği yer basılıyordu. Bu mührün üzerinde “A. Ligorna” yazmaktaydı. Osmanlı halkı bunu “Ali Kurna” diye okudu. Ve Livorno’nun güzel kâğıtları bizim ülkemizde Ali Kurna adıyla hatırlanmaya başlandı.
Ali Kurna kâğıtları, hattatların pek sevdiği ve hususiyetle sülüs meşki için kullandığı, muteber bir kâğıt türüydü.
İslâm medeniyetinde, eserler telif edildikten sonra istinsah, şerh, hâşiye, muhtasar, zeyl ve benzeri çalışmalarla yeniden…
Çanakkale Muharebeleri’nde şehit düşen Mehmetçiğin geride bıraktığı emanetlerden biri de çarıklardır.
Fatih Sultan Mehmed’in fethettiği, Yavuz Sultan Selim’in çeyrek asır yönettiği, Kanuni Sultan Süleyman’ın çocukluk adımlarını…
Müslümanların, İtalya’nın bazı bölgelerinde emirlikler kurduğunu duymuş muydunuz?
Üsküdar sırtlarında, geçmişte bir sayfiye köyünün kalbinde yükselen bulgurlu Bayrampaşa Camii, Osmanlı’dan günümüze ulaşan mimarisiyle…
İstanbul’un çeşmeleri, taşla suyun buluştuğu zarif yapılardan fazlasını ifade eder; her biri bir devrin zevkini,…