Balkanlar’da İlk Türk Soykırımı Tripoliçe Katliamı

Osmanlı topraklarında huzur ve barış içerisinde yaşayan Rumların, Osmanlı’dan koparak müstakil bir devlet kurmaları, çok sancılı olmuştu. Yaklaşık 10 sene süren Yunan İsyanı esnasında binlerce Müslüman, katliama maruz kaldı. Balkanlar’da ilk Müslüman katliamı olarak tarihe geçen fakat hiç konuşulmayan bu isyanı ne kadar biliyoruz?..

1789 Fransız İhtilali’nden sonra yayılan fikirler, çok milletli ve kültürlü bir yapıya sahip Osmanlı Devleti’ni doğrudan etkiledi. Bu fikirler, yüzyıllardır huzur içinde müreffeh bir hayat süren gayrimüslim unsurları tahrik ve isyana teşvik için fırsat oldu. 19. Yüzyılın başlarında, hususiyle Balkanlar’da birbiri ardına baş gösteren isyanlarda önemli rol üstlenen Rusya ile birlikte İngiltere ve Fransa, Osmanlı’nın Avrupa coğrafyasından çekilişini hızlandırdı.

Fransız İhtilali’ni takip eden yıllarda bilhassa Osmanlı toplumu içinde imtiyazlı bir mevkide bulunan Rumların bağımsızlık düşüncesine kapılması için uygun bir zemin meydana gelmişti. Bu heyecan ve büyük devletlerin desteği ile Bizans ve Pontus topraklarında bağımsız bir Yunan devleti kurmak isteyen Yunan Megali İdeası (Büyük Ülküsü), bu topraklarda tek bir Türk ve Müslüman bırakılmamasını hedef göstermekte gecikmedi. Kurulan cemiyetler marifetiyle bir yandan Yunan Megali İdeası telkin edilirken bir yandan da çeteler, Müslüman/Türk katliamı için hazırlandı. Megali İdea, ilk aşamada Mora’da bağımsız bir Yunan devleti kurma, sonra da Orta Yunanistan, Batı Trakya, Selanik, Ege adaları, On İki Ada, Kıbrıs ve Batı Anadolu’yu Yunanistan’a katma, nihayet İstanbul’u zaptederek Bizans’ı yeniden kurmayı hedefliyordu.

Ne Mora’da Ne Dünyada…

Nihayet, 1821 Mart’ında başlayan isyanın sloganı “Mora’da tek bir Türk (Müslüman) bırakılmamalıdır.” oldu. Devletin aynı anda her tarafa birden yetişemeyeceği düşünülerek isyanın Mora ile birlikte Rumların ekseriyette bulunduğu adalarda eş zamanlı başlaması planlanmıştı. Planlandığı gibi isyan, nisan ayında yayıldı ve her yerde daha önceden bir işaret almışçasına Rum ahali ayaklandı.

Yakaladıkları bütün Türkleri kıyımdan geçirmeye başladılar. İsyancıların “Hiçbir Türk kalmayacak; ne Mora’da ne dünyada!” sözleri ağızdan ağza dolaşarak bir toptan yok etme savaşının başladığını ilân ediyordu.

Yazının devamını Yedikıta Dergisi 143. sayısından (Temmuz 2020) okuyabilirsiniz.

Prof. Dr. Mustafa Turan

Recent Posts

Ashab-ı Kiram ile Bereketlenmiş Diyar Bitlis

Sahabe izleriyle bereket bulan Bitlis, sinesinde kadim medeniyetlerin izlerini taşıyor. Tarihin tabiatla bütünleştiği kadim şehir,…

3 hafta ago

Bulgaristan’da Bir Miras Rotası

Üç Osmanlı şehri, üç ecdat yadigârı cami… Bulgaristan topraklarında gördüklerimiz ve burada yazdıklarımız, bu yolculuğun…

3 hafta ago

İlmin Işığında Kalemin Gölgesinde Nizâmiye Medreseleri

Nizâmiye Medreseleri, bir eğitim kurumundan çok daha fazlasıydı. Sistemli yapısı, vakıf destekli malî gücü, dinî-siyasî…

3 hafta ago

Hafsa Valide Sultan’ın Satırlarında Dua, Hasret ve Zarafet

Cihan devletinin padişahları ve hanedan mensupları arasında kaleme alınan mektuplar, asırlar öncesinden günümüze ulaşarak bizlere…

3 hafta ago

Şehzadeler Güzidesi Mehmed

Estergon seferi dönüşü Edirne’de çadırında konaklayan Kanuni Sultan Süleyman Han, yüreğini yakan bir haberle sarsılmıştı.…

3 hafta ago

Sabırla İşlenen Zarafet Taçkapılar

Anadolu’nun taçkapıları, medeniyetimizin taşa işlenmiş şaheserleridir. Her birinde incelik ve zarafetin yanında, mahir ustaların sabrı…

3 hafta ago