Asya’nın Kapısı Afganistan

Mesafe olarak uzak gözükse de yine gönüle yakın bir diyara seyahate çıkıyoruz… Rotamız Afganistan… Bulunduğu coğrafyanın sıkıntılarına rağmen Horasan’ın merkezi, Asya’nın kapısı mesabesindeki bu ülke, eski güzelliği ve tarihî dokusunu muhafaza ediyor. İmâm-ı Azâm, Molla Câmî, Fahrüddin-i Râzî, Mevlânâ Celaleddin-i Rûmî ve daha nice zatın (r. aleyhim) memleketi bu kadim topraklarda âdeta tarih soluyoruz. Bir hafta içerisinde 13 saat hava ve 35 saat kara yolculuğu ile dur durak bilmeden devam ettiğimiz seyahatimize, gelin okuyarak siz de ortak olun…

Horasan’ın İncisi Herat

Türkiye’den Afganistan’a direk uçuşlar bulunmasına rağmen bir nebze İran’ı da görebilmek için Meşhed yolunu tercih ettik. İran’ın Meşhed Şehri’nden kara yoluyla sınır kapısından geçip Afganistana giriyoruz. Türkmen asıllı Afganistan memuru, Türkiyeden geldiğimizi duyunca çok mutlu oldu. Birkaç kelime Türkçe konuştuktan sonra sınır kapısından uğurlanıyoruz.

Öğleye doğru yol üzerinde bir köye yaklaşırken insan kalabalığı dikkatimizi çekti. Biraz daha yaklaşınca kalabalığın toplanmasının sebebinin su kuyusu olduğunu anladık. Kalabalığın içinde bizim gibi yolcular bulunduğu gibi kilometrelerce ötedeki evine su götürmek için gelen insanlar da vardı. Afgan halkı için su kuyularının önemini daha ilk dakikalardan hissetmiştik.

Yaklaşık iki saatlik yolculuğun sonunda Herat’a geldiğimizi müjdeleyen Musalla Külliyesi’nin beş minaresi ufukta gözüktü.

Herat’ın Timurlu Devleti’nin başkenti olduğu 1400’lü yıllardan beri ayakta olan bu eserin ilk inşa edildiğinde yirmi minaresi varmış. Diğer minareler tarihin talanında yıkılırken, kalanlarla yetinmek bize düştü. Şehir, çoğunluğu kerpiçten inşa edilmiş evleri ile tarihî dokusunu uzaklardan bile hissettiriyor.

Rehberimizle buluştuktan sonra sadece yarım gün kalabileceğimiz bu kadim şehri ziyarete başlıyoruz. Trafik sağdan akıyorken bindiğimiz aracın direksiyonunun sağ tarafta olması dikkatimizi çekince rehberimiz, Afganistan’da araç bulmanın zorluğundan bahsetti. Diğer ülkelerden, özellikle Pakistan’dan ikinci el araç alındığından birçok aracın direksiyonunun sağdan olduğunu öğreniyor ve tekrar yola revan oluyoruz.

Daha fazla Afganistan fotoğrafı ve videosu için…

Yazının tamamını Yedikıta Dergisi 176. sayısından (Nisan 2023) okuyabilirsiniz.

 

Mustafa Levent Karakaş - Ahmet Eroğlu

Share
Yazar:
Mustafa Levent Karakaş - Ahmet Eroğlu

Recent Posts

İslâm Medeniyetinin Gençlik Aşısı Fütüvvet

Asırlar boyunca İslâm medeniyetinin manevî omurgasını oluşturan fütüvvet ve onun Anadolu’daki tezahürü olan Ahilik, gençliği…

3 gün ago

“Gör Şimdi Top Atışı Nasıl Olurmuş!”

Küçük bir gemi reisliğinden kaptan-ı deryalığa kadar yükselen Barbaros Hayreddin Paşa, Akdeniz’in her köşesinde yankılanan…

3 gün ago

Divanyolu

Tarihin engin hatıralarını barındırır Divanyolu. Yerebatan Sarnıcı’ndan yola çıksanız, yol boyu sağlı sollu pek çok…

3 gün ago

Kânî Efendi’nin İstanbul Sevdası

Kânî Efendi’nin gönlündeki İstanbul’a gitme sevdası karşısında herkes, aklıyla konuşmuştu ama o, gönlüyle yürümüştü…

3 gün ago

Selçuklu Çağında Tefsir İlmi ve Selçuklu Müfessirleri

Selçuklu dönemi, tefsir ilminin müstakil bir disiplin olarak şekillendiği, farklı coğrafyalarda ihtiyaçlara cevap veren zengin…

3 gün ago

Çatalca’nın Tarihî Surları

İstanbul’un ihtişamlı tarihinin gölgesinde kalan Çatalca Surları, şehrin dış savunma hattının bir parçası olarak beşinci…

3 gün ago