Denizli'nin Buldan ilçesinde 1954 yılında öldürüldükten sonra doldurulan leoparın fotoğrafı sosyal paylaşım sitesinden yayınlandı. (Ahmet Kozacıoğlu - Anadolu Ajansı)
Geçen Kasımda Diyarbakır’ın çınar ilçesinde öldürülen leopar ülke Gündeminde Kısa süreli şaşkınlığa sebep olurken, 1974 yılından bu yana ortalıkta Görünmeyen Anadolu parsının soyunu devam ettirdiği de anlaşılmıştı. 1890 yılında çorum-bayat civarında öldürülen türün bir başka üyesi ise, ülkemizde pars vakalarının eskiden beri yaşandığını Gösteriyordu.
3 Kasım 2013’te Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde bir çobana saldıran leoparın av tüfeğiyle vurularak öldürüldüğü haberleri ülke gündemine bomba gibi düştü. Bu öylesine müthiş bir haberdi ki, Türkiye’de nesli tükendiği zannedilen Anadolu parsının (leopar) henüz yok olmadığını gösteriyordu.
Hadise şöyle gerçekleşmişti: Çınar’a 10 kilometre uzaklıktaki Solmaz köyü civarında kuzeni Mahmut Kaplan ile koyunlarını otlatan Kasım Kaplan, arkadan üzerine atlayan leoparın saldırısına uğramış, pençe darbeleriyle yaralandığı sırada Mahmut Kaplan hayvanı av tüfeğiyle öldürmüştü.
Vurulan leopar genç bir erkekti ve onun varlığı çevrede başka leoparlar da olabileceği ihtimalini akıllara getirdi. Aslında bundan üç yıl önce Siirt Gabar Dağı’nda öldürülmüş olarak bir leopar daha bulunduğu 2013 Mart-Nisan aylarında basına yansımış fakat fazla dikkat çekmemişti. Belki çok inandırıcı da bulunmamıştı. Zira elde üç yıl önce çekilen bir fotoğrafla nerede olduğu tam olarak belli olmayan bir posttan başka bir şey yoktu. Şimdi ise ortada yaşanmış bir hadise; vurulmuş bir pars, yaralanmış bir adam vardı ve Anadolu parsının soyunun devam ettiği ispatlanmış oluyordu.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi Ocak (65. Sayı 2014) sayısından okuyabilirsiniz.
Orta Asya bozkırlarından Anadolu topraklarına uzanan bin yıllık kültür mirası çini, Selçuklu’nun ihtişamlı kubbelerinden, Osmanlı’nın…
Büyük Kuzey Savaşı (1700-1721), tarihimizde pek bilinmez. Ancak İsveç kralı 12. Karl’ı iyi biliriz. Nam-ı…
Avrupa’nın en büyük göllerinden birinin kıyısında; bir yanımızda tatlı suyun maviliği, diğer yanda Alp Dağları’nın…
Hac yolculuğu, eskiden yalnızca bir ibadet değil; şehir hayatında, evlerde ve mahallelerde iz bırakan önemli…
İznik’te üretilen çiniler, Osmanlı çiniciliğinin ulaştığı sanat seviyesinin en parlak örneklerini temsil eder. İznik atölyelerinin…
İznik çini sanatını ayrıcalıklı kılan husus, mercan kırmızısıdır. Yüzyıllar boyunca İznik çinilerinin en büyük sırrı…