1888’in 6 Mayıs’ı, tarihte ender rastlanan bir hadiseye şahitlik edecekti. Gümüşhane’nin Kelkit kazasının Akdağ köyünün üzerinde, büyük bir kaya kütlesi bulunmaktaydı. Bu kayanın, bir gün başlarına düşüp büyük bir afet meydana getireceği kimin aklına gelebilirdi? Ancak, dağdan kopan koca taş kütlesi Akdağ köyünün merkezini tarumar etti…
Dünya üzerinde meydana gelen tabii afetler coğrafi bölgelere göre farklılık göstermektedir. Üç tarafı denizlerle çevrili ve bol akarsu yataklarına sahip ülkemizde yaşanan tabii afetler, coğrafyaya göre çeşitli şekillerde cereyan etmiştir. Mesela dört mevsim yağmur alan Karadeniz bölgesinde daha çok sel ve heyelan felaketi ile karşılaşılmaktayken, tam olarak yerleşmemiş fay hatlarının bulunduğu bölgelerde depremler olmaktadır. Bu afetler, bazen çok can ve mal kaybına sebebiyet vermektedir. Ancak, Karadeniz bölgesinde yaşanan bir hadise vardır ki, tarihte ender rastlanan tabii afetlerin en ilginçlerinden sayılabilir. Bu sıradışı hadise, 1888’de Akdağ köyünde yaşanmıştır. O tarihlerde Osmanlı Devleti’nin Gümüşhane sancağına bağlı Kelkit kazasının bir köyü olan Akdağ’da meydana gelen bu felaket, Osmanlı arşiv vesikalarında detaylı bir şekilde yer almıştır. Maksadımız, 122 yıl evvel meydana gelen bir tabii afeti tekrar hatırlatarak eski acıları yeniden ortaya dökmek değil; felaketin nasıl meydana geldiği ve nelerin yapıldığını belirterek, günümüzde de böyle bir felaketin yaşanmaması veya bir afet anında nelerin yapılabileceği hususlarında dikkat çekmektir. Yoksa gayemiz ‘felaket tellallığı’ yapmak değildir…
Yazının devamını Yedikıta Dergisi Haziran (22. Sayı 2010) sayısından okuyabilirsiniz.
İslâm medeniyetinde, eserler telif edildikten sonra istinsah, şerh, hâşiye, muhtasar, zeyl ve benzeri çalışmalarla yeniden…
Çanakkale Muharebeleri’nde şehit düşen Mehmetçiğin geride bıraktığı emanetlerden biri de çarıklardır.
Fatih Sultan Mehmed’in fethettiği, Yavuz Sultan Selim’in çeyrek asır yönettiği, Kanuni Sultan Süleyman’ın çocukluk adımlarını…
Müslümanların, İtalya’nın bazı bölgelerinde emirlikler kurduğunu duymuş muydunuz?
Üsküdar sırtlarında, geçmişte bir sayfiye köyünün kalbinde yükselen bulgurlu Bayrampaşa Camii, Osmanlı’dan günümüze ulaşan mimarisiyle…
İstanbul’un çeşmeleri, taşla suyun buluştuğu zarif yapılardan fazlasını ifade eder; her biri bir devrin zevkini,…