Bu ay, Titanik Faciası’nın 103. yıldönümü. Bu bir asır içinde bu konuda birçok belgesel, film yayınlandı; makaleler, kitaplar yazıldı. Fakat, facia ile bir Osmanlı münevverinin alakası pek bilinmez. Besim Ömer Paşa, kalkış vaktine yetişememiş, Titanik bileti yanmış, ama bu sayede Atlas Okyanusu’na gömülmekten kurtulmuştu…
1898 yılında Amerikalı edebiyatçı Morgan Robertson “Titan’ın Enkazı” adıyla bir roman yayınladı (Orijinal adı: “Futility or the Wreck of the Titan”). Bu romanda; ismi ‘Titan’ olan bir gemi, bir nisan gecesinde, İngiltere’den ABD’ye doğru yola çıkmışken, Kuzey Atlantik’te bir buz dağına çarparak parçalanıyor ve batıyordu. Hayatının hiçbir devresinde -kendi ülkesinde bile- istediği şân u şöhrete ulaşamayan Robertson; bu kitabı yazdığı zaman bilmiyordu ki: o zamanlar sadece bir hikâye olarak tasavvur ettiği vakalar, ufak tefek farklılıklarla tam 14 yıl sonra gerçek olacaktı…
Yazının devamını Yedikıta Dergisi 80. sayısından (Nisan 2015) okuyabilirsiniz.
Asırlar boyunca İslâm medeniyetinin manevî omurgasını oluşturan fütüvvet ve onun Anadolu’daki tezahürü olan Ahilik, gençliği…
Küçük bir gemi reisliğinden kaptan-ı deryalığa kadar yükselen Barbaros Hayreddin Paşa, Akdeniz’in her köşesinde yankılanan…
Tarihin engin hatıralarını barındırır Divanyolu. Yerebatan Sarnıcı’ndan yola çıksanız, yol boyu sağlı sollu pek çok…
Kânî Efendi’nin gönlündeki İstanbul’a gitme sevdası karşısında herkes, aklıyla konuşmuştu ama o, gönlüyle yürümüştü…
Selçuklu dönemi, tefsir ilminin müstakil bir disiplin olarak şekillendiği, farklı coğrafyalarda ihtiyaçlara cevap veren zengin…
İstanbul’un ihtişamlı tarihinin gölgesinde kalan Çatalca Surları, şehrin dış savunma hattının bir parçası olarak beşinci…