Sultan Abdülhamid daha çok siyasi dehasıyla tanınıyor. Peki sultanın; bir aile babası, bir tüccar, bir marangoz, bir hayvansever, bir okuma meraklısı olarak bir günü nasıl geçiyordu?..
1842’de Abdülmecid Han’ın oğlu olarak dünyaya gelen Sultan İkinci Abdülhamid’in doğum senesi için “İzzetle geldi âleme şehzademiz Abdülhamid” mısraıyla tarih düşürülmüştü. Fakat şehzade henüz 10 yaşındayken, annesi Tîr-i Müjgân Kadınefendi vefat etti. Bu yüzden Şehzade Abdülhamid çocuk yaşında annesiz kalmış ve babası Sultan Abdülmecid’in tensibiyle Perestû Kadınefendi’nin himayesi altında yetişmişti.
Şehzade Abdülhamid, diğer şehzadelerle beraber Dolmabahçe Sarayı’nda ikamet ederdi. Fakat o, diğerlerinin aksine senenin çoğunu saray dışında; Tarabya civarındaki çiftliğinde, Kâğıthane’deki köşkünde, bazen analığının Maçka’daki konağında veya hemşîresi Cemile Sultan’ın konağında geçirirdi. Abdülhamid Efendi’yi buna iten sebep; onun, aktif bir hayatı tercih etmesiydi.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi 92. sayısından (Nisan 2016) okuyabilirsiniz.
Düzlüklerinde savrulan her bir toz zerreciği dahi buram buram tarih kokar Merv’in. Sanki akıp giden…
Timurlu mimarîsi, pek çok farklı coğrafyadan taşıdığı izlerle Orta Asya’daki İslâm sanatının zirvesidir. Sonraki devirler…
Osmanlı ilim ve irfan geleneğinin parlak simalarından Halîmî Çelebi, ilmiyle âmil, ahlâkıyla mümtaz bir âlimdir.
Selçuklu sultanları ve devlet adamları, kitaplara duydukları hürmeti, ülkenin dört bir yanında inşa ettikleri kütüphanelerle…
“Türk insanı şefkatlidir, ailesine düşkündür. Evlilik ve aile bağlarına genel olarak Avrupalılardan daha çok saygı…
Orta Çağ’dan kalma şatoları, dev araç fabrikası ve Bavyera Ordu Müzesi’nde sergilenen Osmanlı çadırıyla Ingolstadt,…