Yemesinde içmesinde, hayatının her bir zerresinde, İslâm’ın kaidelerini benimsemiş olan ecdat, kasaplık ve et hususunda da oldukça hassastı. Zira helâl olmayan et, ya karın ya da baş ağrıtırdı…
Kasapların işi her ne kadar zor ve zahmetli olsa da halka sağlıklı ve helal eti ulaştıranlar, onlardı. Bu açıdan hem resmî hem de vicdanî olarak kontrol ve gözetim altındaydılar.
Kasap kelimesinin aslı, Arapça “kassâb”dır. Hayvan kesme işini devamlı surette yapan, bunu meslek edinen kimse demektir. Bu meslek erbaplarına ayrıca “cezzâr” ve “lahhâm” da denilir. Dîvânü Lugâti’t-Türk’te kasap kelimesinin karşılığı olarak “Etçi” kullanılır. Bu yazımızda, hayvan kesme işini kendine meslek edinen Osmanlı kasaplarından bahsedeceğiz.
Yazının tamamını Yedikıta Dergisi 153. sayısından (Mayıs 2021) okuyabilirsiniz.
Bir tarafta tarihin tozlu sayfalarına karışan, yıkılan, yakılan ve raflarında insanlığın hafızasını saklayan eski zaman…
Ücretsiz olarak erişim sağlayabileceğiniz en meşhur dijital arşiv ve kütüphaneleri sizler için derledik…
Orta Çağ’ın karanlık ve bilinmezliklerle dolu dünyasında, tüccarlar ve seyyahlar, yalnızca zorlu yolculuklarla değil, aynı…
Timur ordusu, savaş meydanlarında geçen otuz yıl boyunca hiç yenilgi yüzü görmemiş, âdeta durdurulamaz bir…
Kütüphaneler artık raflarla sınırlı değil. Elektronik kaynaklardan yapay zekâ destekli arşivlemeye, kütüphaneciliğin sınırları yeniden çiziliyor.…
Kütüphanelerdeki dijital dönüşüm ülkemizde olduğu gibi tüm dünyada da devam ediyor. Bilginin dijital ortama aktarılma…