Osmanlı’nın Dünyaya Hediyesi Ombudsmanlık

“Ombudsmanlık, bir kamu denetleme sistemi olarak ilk kez İsveç’te uygulanmaya başlamış, daha sonra tüm dünyada yayılmıştır.” Konuyla alakalı genel bilgi böyle. Ancak bu sistemi ilk defa uygulayan ülke onlar olmadığı gibi İsveç bu kurumu, asırlardır etkin bir şekilde uygulayan Osmanlı Devleti’nden almıştır…

Kamu Denetçiliği veya Ombudsmanlık, meclis tarafından görevlendirilen, halkı, resmî makamların keyfî ve yasa dışı uygulamalarına karşı korumakla yükümlü kurumdur. Diğer bir ifadeyle kamu hizmetlerinde vuku bulan adaletsizlikleri tetkik ederek problemleri çözmek için vazifelendirilmiş bağımsız bir kamu otoritesidir. Bu işleri araştıranlara da kamu denetçisi, arabulucu, kamu hakemi, medenî hakların savunucusu, parlamento komiseri gibi isimler verilmiştir. Bu Ombudsmanlar, haksızlığa uğramış insanların şikâyetleri doğrultusunda yahut kendi inisiyatifleriyle harekete geçerek araştırma ve soruşturma yaparlar.

İsveç, Ombudsmanlığı Osmanlı’dan Aldı

Bugün yüzden fazla ülkede farklı şekillerde uygulanan Ombudsmanlık sistemi, ilk nerede ortaya çıkmıştı? Her ne kadar günümüzdeki hâliyle ilk olarak 18. Yüzyılın başlarında İsveç’te tesis edildiği belirtilse de Kamu Denetçiliğinin menşeinin Osmanlı adalet teşkilatı olduğu yönünde kuvvetli bilgiler mevcuttur.

Konuyla ilgili teferruatlı çalışmalar yapan uzmanlar, İsveç modeli kamu denetçiliğinin kökenlerinin, tarihte “Demirbaş Şarl” olarak bilinen İsveç Kralı 12. Karl’ın (Şarl/Charles) talimatına ve tasarrufuna dayandığını söylerler. Buna göre ombudsmanlık, İsveç Kralı 12. Karl’ın, Osmanlı Devleti’ne sığındığı dönemde, 26 Ekim 1713 tarihinde Edirne’den ülkesine gönderdiği kraliyet talimatıyla İsveç’te kurulmuştur.

1682-1718 yılları arasında yaşayan ve toplam 21 sene İsveç’i yöneten Karl, 1709’da Poltova Savaşı’nda Rus ordusuna yenilince Osmanlı’ya iltica eder. Devrin padişahı Sultan Üçüncü Ahmed tarafından kendisine eman verilen 12. Karl, Osmanlı topraklarında geçirdiği 5 sene içerisinde Osmanlı adalet teşkilatı ile de yakından ilgilenir ve hangi kurumların iktibas edilebileceği hususunda incelemelerde bulunur.

Yazının tamamını Yedikıta Dergisi 140. sayısından (Nisan 2020) okuyabilirsiniz.

Prof. Dr. Osman İsfen

View Comments

  • Mükemmel bu tür Bilgileri dijital görsel olarak çok daha fazla paylaşmanız rica olunur mükemmel ve muhteşem bir çalışma teşekkür ederiz ayrıca tüm dergilere üyeyiz yedikıta insan ve hayat ve Çamlıca çocuk hepsi birbirinden muhteşem ...

Recent Posts

İslâm’ın İlk Sancaktarı Büreyde bin Husayb el-Eslemî (R.A.)

Büreyde bin Husayb el-Eslemî (r.a.) Hazretleri, Horasan bölgesinde en son vefat eden sahabî olup, İslâm…

4 gün ago

Kapısından Penceresine Türk Evinin Mahremiyet Unsurları

Osmanlı medeniyeti, gücünü; ölçüden, edep ve zarafetten aldı. Şehrin imarından hane kapısına kadar uzanan bu…

4 gün ago

Çanakkale Cephesi’nde Ramazan-ı Şerif

Siperler topraktı, gökyüzü ateşle doluydu. Ramazan-ı Şerif’in manevî serinliği, Çanakkale siperlerinin her yanında hissediliyordu.

4 gün ago

Zigetvar Önünde Bir Sultan

Yaşlı ve hasta olmasına rağmen Zigetvar Kuşatması’na bizzat katılan Sultan Süleyman, sefer sırasında irtihal etti.…

4 gün ago

Barselona’da İslâm Hâkimiyeti

Dünyanın en çok ziyaret edilen şehirlerinden Barselona, bir zamanlar “Berşelûne” adıyla Endülüs’ün kuzeyindeki önemli İslâm…

4 gün ago

Emir Musa Medresesi’nin Hikâyesi

Anadolu coğrafyası, hâlâ ecdadın binlerce eseriyle süslü. Bu medeniyet unsurları maalesef, güya yine “medeniyet” adına…

4 gün ago