Oyuncakların sağlığı ve güvenliği meselesi sadece bugünün değil, geçmişin de önemli problemiydi. Sağlığa zararlı oyuncaklar satanlara karşı her devirde muhtelif tedbirler alındığı gibi bu konu, Osmanlı zamanında da üzerinde hassasiyetle durulan mevzulardan biri olmuştu…
Osmanlı’da da çocuklar pek kıymetliydi. Korunur kollanır, ömürleri bereketli ve mübarek olsunlar, dinlerine ve vatanlarına faydalı birer fert olarak yetişsinler diye doğumlarından itibaren nice dualar okunur, niyetlerine hatimler indirilir, kurbanlar kesilir, sadakalar dağıtılırdı. Diğer taraftan çocuklar kadar, onların oynadığı oyuncaklar da önemliydi.
Osmanlı’da fabrikasyon oyuncak imalatı yoktu. Daha çok, ahşaptan yapılırdı oyuncaklar. Tahtadan atlar ve kılıçlar, tahterevalliler, dönme dolaplar, beşikler, topaçlar, saltanat kayıkları ve adını sayamadığımız daha nicesi… El emeği, göz nuru oyuncaklar, marangoz ustaların ellerinde hayat bulurdu. Oyuncak zanaatının merkezi Eyüp semtiydi. Burası, Eyüp Sultan Türbesi’ne gelenlerin huzur bulduğu, çocukların ise ziyaret etmekten büyük keyif aldığı mekândı. Evliya Çelebi, Seyahatname adlı eserinde Eyüp’teki 100 oyuncak dükkânından ve 105 oyuncak ustasından söz eder. Eyüp oyuncakları, üç asır boyunca İstanbul’un çocuklarını sevindirmişti.
Osmanlı’da oyuncak ihtiyacının büyük kısmı Eyüp’teki ustaların maharetli ellerinden karşılansa da Avrupa’dan ve muhtelif memleketlerden getirilip satılan oyuncaklar da vardı.
Yazının devamını Yedikıta Dergisi 145. sayısından (Eylül 2020) okuyabilirsiniz.
Osmanoğulları’nın ilk büyük payitahtı, Osmanlı’nın dibacesi ve beylikten devlete geçişin müjdeleyicisi Bursa; yeşili ve suyuyla…
Şeyh Üftâde (1490-1580) Hazretleri, daha doğumunda görülen müjdeli bir rüyanın işaret ettiği üzere, zühdü, takvâsı…
Bugün İslâm medeniyetinden söz edebiliyorsak, bunu Medine-i Münevvere’ye borçluyuz diyebiliriz. Zira İslâmî kültürün tekâmül etmeye…
Yazmak, bilgiyi kalıcı hâle getirmek ve nesiller boyunca paylaşmanın en sağlam yoludur. Müstensihlerden şapograf makinelerine…
Mustafa Râkım Efendi, Osmanlı hattatlığında celî sülüs ve tuğrada çığır açan müstesna bir üstattır.
Kalemi güçlü olduğu kadar, bedenen de kuvvetli olan Ahmed Midhat Efendi, devrin gazetecilerinden Lastik Said…