Categories: Osmanlı Tarihi

Kanuni Sultan Süleyman Han’ın Meşhur Fermanı 500 Yaşında

Çaresiz bir annenin yardım feryatlarına kayıtsız kalmayan cihan padişahı, gönderdiği mektupla hem onların yüreklerini serinletmiş hem de bekledikleri yardımı esirgememiştir. Bu mektubun üzerinden tam beş yüz sene geçti. O satırlarda vücut bulan adalet, merhamet ve Osmanlı kudretinin tesiri, hâlâ ilk günkü tazeliğini korumaya devam ediyor…

Bundan tam beş yüzyıl önce, Kanuni Sultan Süleyman Han tarafından gönderilen bir ferman, Avrupa’daki güç dengelerini altüst ederek kıtanın siyasî haritasını ve geleceğini yeniden şekillendirmişti. Bu tarihî mektubun muhtevasına geçmeden evvel, dönemin Avrupa’sının siyasî atmosferine kısaca göz atalım.

1519 yılında Roma-Germen İmparatoru seçilen İspanya Kralı Şarlken; İspanya, Avusturya, Almanya, Hollanda ve Belçika’yı kapsayan geniş sınırlara hükmeden bir imparator hâline gelmişti. Bu kontrolsüz güç, Avrupa içindeki dengeleri sarsarak büyük çatışmanın fitilini ateşledi. Şarlken’in kıtadaki mutlak hâkimiyet arzusu, dönemin diğer güçlü aktörü olan Fransa Kralı I. Fransuva’yı, onunla karşı karşıya getirdi.

Şarlken’in yayılma ihtirasları, kaçınılmaz olarak Fransa ile büyük savaşa yol açtı. 1525 yılında gerçekleşen Pavia Muharebesi’nde, Fransa ordusu, ağır yenilgiye uğradı ve Kral Fransuva, esir düştü. Bu hadise, Avrupa’daki güç dengelerini tamamen Şarlken lehine çevirirken, Fransa’yı krize sürükledi. Kralları esir düşen Fransızlar için tek kurtuluş ümidi kalmıştı; Osmanlı Devleti’nden yardım istemek.

Çaresiz Bir Kralın Yardım Çığlığı

Fransızlar, her şeyin kaybedildiğini anladıkları o anda, kendilerine yardım edebilecek yegâne gücün cihan hükümdarı Sultan Süleyman Han olduğunun farkındaydılar. Fransa kralı, annesi Luiz dö Savua vasıtasıyla Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman Han’a gizli mektup göndererek, kurtarılması için âdeta yalvardı.

Fransuva’nın annesi, gönderdiği mektupta şu sözlerle Kanuni Sultan Süleyman Han’a sığınıyordu: “Âlemin tasdik ettiği azamet ve şanınız ile oğlumu, düşmanımızın kahredici pençesinden kurtarmak lütfunu buyurmanızı zât-ı şâhânenizden bilhassa niyaz ederim.”

Kral Fransuva da mektubunda bizzat şu ifadeleri kullanıyordu: “Dünyanın mâmur köşelerinden birçok ülke ve şehirlerin hâkimi ve padişahı; bütün mazlumların dâdgâhı (adalet kapısı) olan Sultân-ı Muazzam ve Hâkân-ı Mufahham Hazretleri’ne arzım budur ki; Avusturya Kralı Ferdinand üzerine hücum ettiğinizde biz dahi himmet ve inayetinizle hapisten kurtulup, Almanya Kralı Şarlken’in üzerine hücum ederek öcümüzü alırız. Siz ki şehinşâh-ı celîlü’ş-şansınız (şanı yüce şahlar şahısınız); onun hakkından gelmek için bize yardım buyurduğunuz takdirde, bundan böyle size ebediyen minnettar kalacağıma emin olabilirsiniz.”

Yazının tamamını Yedikıta Dergisi 212. sayısından (Nisan 2026) okuyabilirsiniz.

Veysel Sekmen

Recent Posts

Bursa’nın Manevî Mihmandarı Şeyh Üftâde (RAH.)

Şeyh Üftâde (1490-1580) Hazretleri, daha doğumunda görülen müjdeli bir rüyanın işaret ettiği üzere, zühdü, takvâsı…

1 saat ago

Bursa’nın Ulubatlısı Ahi Hasan

Bursa’nın fethedilmesinde emeği olanlardan biri, Şeyh Edebâli’nin yeğeni ve Orhan Gazi’nin yoldaşı Ahi Hasan’dır. Kuşatma…

1 saat ago

Aydınlığın ve İrfanın Başşehri: Medine-i Münevvere

Bugün İslâm medeniyetinden söz edebiliyorsak, bunu Medine-i Münevvere’ye borçluyuz diyebiliriz. Zira İslâmî kültürün tekâmül etmeye…

1 saat ago

Ulu Çınarın Bahar Mevsimi Bursa’nın Fethi

Osmanoğulları’nın ilk büyük payitahtı, Osmanlı’nın dibacesi ve beylikten devlete geçişin müjdeleyicisi Bursa; yeşili ve suyuyla…

1 saat ago

Nüshadan İstinsaha “Müstensihin” Terakkisi Müstensih Makinesi

Yazmak, bilgiyi kalıcı hâle getirmek ve nesiller boyunca paylaşmanın en sağlam yoludur. Müstensihlerden şapograf makinelerine…

1 saat ago

Vefatının 200. Yılında Mustafa Râkım Efendi

Mustafa Râkım Efendi, Osmanlı hattatlığında celî sülüs ve tuğrada çığır açan müstesna bir üstattır.

1 saat ago