İslâm’ın Azılı Düşmanının Oğlu Nasıl İslâm Kumandanı Oldu? İkrime Bin Ebû Cehil (r.a.)

Peygamber Efendimiz (s.a.v.), “Yâ Rabbi!.. İkrime ne kadar bana düşmanlık etmiş ise, senin nurunu söndürmek için ne kadar adım atmış ve isyanda bulunmuş ise ve benim hakkımda; ister yüzüme karşı, ister arkamdan olsun, ne kadar kötü laf söylemiş ise hepsini affet.” diye dua ettiler. İkrime de “Bu benim için yeter yâ Rasûlallah!” dedi ve ilave etti: “Ben, insanları Allah yolundan alıkoymak için nerede ne yapmışsam, onun iki katını Allah yolunda yapacağıma söz veriyorum.”…

İkrime bin Amr’ın hayatını, Müslüman olmadan önce ve sonra diye iki zıt kutba ayırabiliriz. Asıl adı Amr olan babası, İslâm’ın azılı düşmanı Ebû Cehil’di. Kureyş’in Mahzûmoğulları koluna mensuptur. Künyesi Ebû Osman’dı.

Sima olarak babasına benzerdi. Uzun boylu, sarışın ve gür saçlıydı. Fakat babasından daha yumuşak huyluydu. Çok iyi eğitim almıştı. İyi ata biner, iyi kılıç kullanırdı. Put imal edip satan bir atölye sahibiydi. Amcası Hâris bin Hişam’ın kızı Ümmü Hakîm ile evlendi.

Müslüman Olmadan Önceki İkrime

Kaynaklarda Mekke-i Mükerreme’deki zulümlerde adı açıkça geçmez. Hicretten sonraki savaşlarda, özellikle Bedir Gazvesi’nde babası öldürüldükten sonra adından sıkça söz edilmiştir.

Hicretin 8. ayının başlarında (Şevval 1/Nisan 623) Ebû Süfyan idaresinde Suriye’ye giden Kureyş kervanındaydı. Seniyyetülmerre’nin aşağısındaki Ahyâ suyunun yanında Müslümanlarla karşılaşmalarına rağmen savaş olmamıştı.

Bedir Gazvesi’ne katılmıştı. Bu savaşta babasını öldürenlerden biri olan Ensar’dan Muâz bin Amr bin Cemûh’un (r.a.) elini bir kılıç darbesiyle koparmıştı. Savaş sonunda Mekke-i Mükerreme’ye kaçtı. Babasının öldürülmesinden sonra Mahzûmoğullarının reisi oldu. Bedir’de esir düşen Hâlid bin Alem’in kefalet bedelini Medine-i Münevvere’ye göndermişti.

Ebû Süfyan’ı Uhud Savaşı için kışkırtanlardandır. Uhud Gazvesi’ne eşi Ümmü Hakîm’le birlikte katıldı ve süvarilerin sol kanadının kumandanlığını yaptı. Ayneyn Tepesi’ni dolanıp Resûlüllah’ın karargâhını arkadan çeviren Hâlid bin Velîd’e destek verdi.

Hendek Kuşatması’nda Kureyş’in süvari komutanlarındandı. Atıyla birlikte hendeği geçmeyi başardıysa da Ashab-ı Kiram’ın karşılık vermesi üzerine geri kaçarken mızrağını düşürdü. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) şairi olarak tanınan sahâbî Hassan bin Sabit’in bu hadiseyi alay ederek anlattığı şiirleri vardır. Kuşatmanın sonralarına doğru Ebû Süfyan tarafından Kurayza Yahudilerine elçi olarak gönderildi.

Yazının tamamını Yedikıta Dergisi 193. sayısı (Eylül 2024) okuyabilirsiniz.

Ahmet Sarbay

Recent Posts

Kars Müdafaası ve Kanada’ya İlham Veren Kahramanlık

Anadolu’nun Kafkaslara açılan kapısı Kars, Kırım Harbi’nde destansı bir mücadeleye sahne olmuştu. Rus ordusunun bütün…

2 hafta ago

Buzlar Altında 33 Yıl

Andree ve iki yol arkadaşı, 1897 yılında hidrojenle dolu balonlarıyla Kuzey Kutbu’nu aşmayı hayal ederek…

2 hafta ago

Mavi Gözlü Aynu’z-Zerka

Medine-i Münevvere’nin su ihtiyacının temin edilmesi için, Emevîler devrinde, birtakım çalışmalar yapıldı. Şehrin yakınlarında bulunan…

2 hafta ago

Aydın’da Bir Osmanlı Mirası Cihanoğlu Camii

Bu defa yönümüzü, Aydın’ın kalbinde yer alan asırlık bir yapıya çeviriyoruz: Cihanoğlu Camii…

2 hafta ago

Beşiktaş’ın Zirvesinde Bir Ziynet Beşiktaşlı Yahya Efendi

Buyurunuz, Yahya Efendi’nin sadece Beşiktaş sırtlarını değil, gönülleri de yeşerten menkıbesini satırlarda arayalım…

2 hafta ago

Osmanlı Avrupa’ya İlk Nasıl Ayak Bastı?

Rumeli’ye geçişin kahramanlarından Gazi Süleyman Paşa, Osmanlı tarihine “Rumeli Fatihi” olarak adını yazdırırken; Osmanlı neferlerinden…

2 hafta ago