İslâm şehirciliğinin en güzel numunelerindendir Bağdat. Bir şehirden çok daha fazlası, Orta Zaman’ın en ihtişamlı beldesidir. Medeniyet merkezi olmanın gerektirdiği bütün özellikleri, bünyesinde taşımıştır. İlmin, bilimin, irfanın kalbidir. Bağdat’ı gören gözler, onun güzellikleri karşısında “Tüm dünya sanki onun karşısında çöl gibidir.” demişlerdir…
Asıl ismiyle Medinetü’s-Selâm (Selam Şehri) olan Bağdat, inşasından günümüze değin İslâm coğrafyasının göz bebeği olmuştur. Abbasî hanedanına yaklaşık beş asır boyunca sadece başşehirlik yapmamış, aynı zamanda uzun süre dünya ilim, irfan ve kültür merkezi olmuştur.
Abbasîler, 750 yılında Emevîler’den hilafeti devralınca, İslâm coğrafyasını Şam’dan yönetmek yerine Irak’tan yönetmeyi tercih etmişlerdi. Bir ara Hâşimiye’yi ardından da Enbâr’ı merkez olarak kullanmış, fakat bütün bu şehirler ihtiyaca cevap verememişti.
Yazının tamamını Yedikıta Dergisi 152. sayısından (Nisan 2021) okuyabilirsiniz.
Bir tarafta tarihin tozlu sayfalarına karışan, yıkılan, yakılan ve raflarında insanlığın hafızasını saklayan eski zaman…
Ücretsiz olarak erişim sağlayabileceğiniz en meşhur dijital arşiv ve kütüphaneleri sizler için derledik…
Orta Çağ’ın karanlık ve bilinmezliklerle dolu dünyasında, tüccarlar ve seyyahlar, yalnızca zorlu yolculuklarla değil, aynı…
Timur ordusu, savaş meydanlarında geçen otuz yıl boyunca hiç yenilgi yüzü görmemiş, âdeta durdurulamaz bir…
Kütüphaneler artık raflarla sınırlı değil. Elektronik kaynaklardan yapay zekâ destekli arşivlemeye, kütüphaneciliğin sınırları yeniden çiziliyor.…
Kütüphanelerdeki dijital dönüşüm ülkemizde olduğu gibi tüm dünyada da devam ediyor. Bilginin dijital ortama aktarılma…