İnsanoğlu, tabiatla her zaman iç içe yaşamıştır. Hilkatten günümüze yaşanan bu bağlılık, hayatımızı da şekillendirmiştir. Seller, kıtlıklar, savaşlar, isyanlar ve daha niceleri tarihin başlıca konularını oluşturur. Tarihî bir vaka araştırılırken, genellikle insan münasebetleri üzerinde durulur. Ancak insan ile tabiat arasındaki ilişki, pek çok tarihî hadiseye yön vermiştir. Almanların erken gelen ve çok soğuk geçen kış nedeniyle Rusya’da yaşadığı bozgun, Fransız İhtilali, Celâlî İsyanları, İrlanda’daki büyük patates kıtlığı, özellikle Batılıları coğrafî keşiflere sürükleyen sebepler ve daha birçok hadise… İklim olayları, küçük ölçüde insanı, büyük ölçüde toplumları şekillendirmiştir. Hiçbir tarihî hadise, durup dururken yaşanmamıştır. İklim ve medeniyet arasındaki münasebeti, tarihî hadiselerden hareketle ele aldık…
Çoğu zaman iklimin, değişmeyen, sabit hava koşullarını yansıttığı düşünülür. Ancak buzullardan alınan örnekler üzerinde yapılan paleoklimatik çalışmalar, iklimin düşünüldüğü gibi uzun bir zaman diliminde yavaş yavaş değil, 20-30 yıl gibi çok kısa sürede de değişebileceğini gösteriyor. Dünya, tarih boyunca farklı iklim değişikliklerine sahne olmuştur. Bu durum bazen o kadar keskin olmuş ki göçlere, kıtlıklara, salgınlara, savaşlara ve hatta bir toplumun toptan yok oluşuna kadar giden sonuçlar meydana getirmiştir.
Dünya tarihi, bunun gibi küresel etkiye sahip pek çok iklim hadisesine sahne oldu.
M.Ö. 900-450 yılları arası, Soğuk İlk Çağ olarak bilinir. M.Ö. 500 ve 400 yılları arasında “Alt Atlantik Çözülme” adlı bir iklim değişikliği, Avrupa çapında rüzgâr ve nem dağılımında değişmelere ve sıcaklık düşüşlerine neden olmuş, İskandinavya’dan çıkarak Güneydoğu Avrupa’yı etkileyen Cermen istilalarına ortam hazırlamıştı. Takip eden yıllarda Makedonyalılar, Güneydoğu’ya göç ederek Yunanistan’ı işgal ettiler. M.Ö. 300’lere gelindiğinde iklim, dünyanın her yerinde ısınmış, bu elverişli dönemde İskender, o zamanki bilinen dünyanın çoğunu istila imkânı bulmuştu. Bu göreceli ısınma sayesinde Alp Dağları geçitleri ve Asya dağ geçitleri açılmıştı. Bu sayede Çin medeniyeti yayılmış ve İpek Yolu açılmıştı. M.Ö. 753 yılında kurulduğu kabul edilen ve yaklaşık 1000 yıl hüküm süren Roma’nın son yılları, aynı zamanda sıcak dönemin de sonuna denk gelir. 450 ila 500 yılları arasındaki soğuk iklim, Roma’nın dağılmasında etkili olmuştu. Orta Avrupa’da uzun süreli soğuk ve kuraklığa sebep olan bu dönem, aynı zamanda barbar istilaları olarak da bilinen kalabalık göçlerin başlangıcına rastlar.
Kapak dosyasının tamamını Yedikıta Dergisi 175. sayısından (Mart 2023) okuyabilirsiniz.
Bir tarafta tarihin tozlu sayfalarına karışan, yıkılan, yakılan ve raflarında insanlığın hafızasını saklayan eski zaman…
Ücretsiz olarak erişim sağlayabileceğiniz en meşhur dijital arşiv ve kütüphaneleri sizler için derledik…
Orta Çağ’ın karanlık ve bilinmezliklerle dolu dünyasında, tüccarlar ve seyyahlar, yalnızca zorlu yolculuklarla değil, aynı…
Timur ordusu, savaş meydanlarında geçen otuz yıl boyunca hiç yenilgi yüzü görmemiş, âdeta durdurulamaz bir…
Kütüphaneler artık raflarla sınırlı değil. Elektronik kaynaklardan yapay zekâ destekli arşivlemeye, kütüphaneciliğin sınırları yeniden çiziliyor.…
Kütüphanelerdeki dijital dönüşüm ülkemizde olduğu gibi tüm dünyada da devam ediyor. Bilginin dijital ortama aktarılma…
View Comments
Güzel bir konu olmuş
Gayet başarılı bir konu