Bir Şirketten Fazlası Doğu Hindistan Kumpanyası

Doğu, tarih boyunca Batı için zenginliğin kaynağı olarak görüldü. Nitekim Doğu denince akla gelen ilk yer, Hindistan’dı. Hindistan’daki sükunet ve alçakgönüllülük, 15. yüzyılda Portekizlilerin Ümit Burnu’nu geçerek Hindistan’a ulaşması ile birlikte, Avrupa’nın sömürü telaşı ile tanıştı. Bu süreçten sonra hırs ve rekabet içindeki birçok Avrupa ülkesi, bu sömürünün liderliği için birbirleriyle rekabet içine girdiler. Rekabeti kazanan ise İngilizler oldu. İngiliz Doğu Hindistan Şirketi, pek çokları için modern anonim şirketlerin anası olarak görülür. Sömürgecilik ile kapitalist ekonomi arasında bir sıçrama taşıdır. Ancak, kâr elde etme uğruna yaptığı işler ve telafisi mümkün olmayan yıkımlar, onu sömürgeciliğin kara kutusu hâline getirdi. Gelin bu kara kutuyu birlikte açalım…

Orta Çağ yokluğunda yaşamak zorunda kalan Avrupalılar, bin yıl süren sefaletten çıkış yolunu, Doğu’da buldular. Baharatın, değerli kumaşların, altının, dolayısıyla zenginliğin kaynağı burasıydı. Fakat bu zenginlik, öyle kolay lokma değildi.

Hint Okyanusu’ndan gelen ürünlerin Mısır ve Suriye’ye, oradan Venedik ve nihayet Alpler üzerinden Avrupa pazarına uzandığı zahmetli yol, zaten fahiş olan fiyatları daha da yükseltiyordu. Baharat ve diğer Hindistan menşeli malların Avrupalılara devredildiği Akdeniz limanlarına hâkim olan Memlükler, ardından Osmanlılar, Avrupa pazarı için kritik öneme sahipti. Üstüne bir de Osmanlı’nın İstanbul’u fethetmesi, Avrupalıların Doğu’dan ümidi kesip İspanyollar ve Portekizliler öncülüğünde yeni yollar bulmak için yüzlerini Batı’ya çevirmelerine sebep oldu.

Portekizliler, altın ve baharata giden yolu Atlas Okyanusu’nda aramaya, İspanyolların yeni kıtaya ulaşmasından çok önceleri başlamışlardı. Portekiz kralı Gemici Henry, 1415’te, Venediklilerden baharat ticareti tekelini almak amacıyla, büyük bir girişim başlatmıştı. Bunun sonucunda Vasco de Gama, 1498 yılında Afrika’yı çepeçevre dolaşarak Hindistan’ın Kalküta Limanı’na varmış ve oradan ülkenin sembolik hediyeleri olarak karabiber, kuru karanfil ve tarçın getirmişti. Ardından Hindistan’da Gao, Diu, Daman, Salsette ve Bombay’a; Güneydoğu Hindistan’da Madras yakınlarına; Bengal’de ise kıyı bölgelerine gelip yayıldılar.

Ancak, İspanyollar ve Portekizliler, kısa vadede büyük zenginliklere sahip oldularsa da uzun vadede büyük sorunlar yaşadılar. Neticede bu ülkelerin yerini, daha organize hareket eden Hollanda ve İngiltere alacaktı.

Şirket Nasıl Kuruldu?

İngiltere’nin ilk altın çağını yaşadığı Kraliçe I. Elizabeth dönemi, sömürgecilik faaliyetlerinin de başladığı devirdir.

Kapak dosyasının tamamını Yedikıta Dergisi 154. sayısından (Haziran 2021) okuyabilirsiniz.

Emre Boyacı

Recent Posts

Ulu Çınarın Bahar Mevsimi Bursa’nın Fethi

Osmanoğulları’nın ilk büyük payitahtı, Osmanlı’nın dibacesi ve beylikten devlete geçişin müjdeleyicisi Bursa; yeşili ve suyuyla…

4 hafta ago

Bursa’nın Manevî Mihmandarı Şeyh Üftâde (RAH.)

Şeyh Üftâde (1490-1580) Hazretleri, daha doğumunda görülen müjdeli bir rüyanın işaret ettiği üzere, zühdü, takvâsı…

4 hafta ago

Aydınlığın ve İrfanın Başşehri: Medine-i Münevvere

Bugün İslâm medeniyetinden söz edebiliyorsak, bunu Medine-i Münevvere’ye borçluyuz diyebiliriz. Zira İslâmî kültürün tekâmül etmeye…

4 hafta ago

Nüshadan İstinsaha “Müstensihin” Terakkisi Müstensih Makinesi

Yazmak, bilgiyi kalıcı hâle getirmek ve nesiller boyunca paylaşmanın en sağlam yoludur. Müstensihlerden şapograf makinelerine…

4 hafta ago

Vefatının 200. Yılında Mustafa Râkım Efendi

Mustafa Râkım Efendi, Osmanlı hattatlığında celî sülüs ve tuğrada çığır açan müstesna bir üstattır.

4 hafta ago

Kalemli Değil Sopalı Edebiyat Tartışması

Kalemi güçlü olduğu kadar, bedenen de kuvvetli olan Ahmed Midhat Efendi, devrin gazetecilerinden Lastik Said…

4 hafta ago