Manşet

Alman Basınında Sultanın Vefatı

Alman İmparatorluğu, Avrupalı devletler arasında Sultan Abdülhamid Han’ın en çok münasebet kurduğu devletti. Nitekim Almanlar, sultanın tahttan indirilmesinden 5 yıl sonra patlak verecek olan Birinci Cihan Harbi’nde Osmanlı’nın müttefikiydi(!). Abdülhamid Han savaşın son aylarında İstanbul’da vefat edince bu haber Alman basınında kendine hayli geniş yer bulmuştu…

Sultan İkinci Abdülhamid Han devrinin en büyük hususiyetlerinden biri, hiç şüphesiz Osmanlı Devleti’nin Avrupa devletleriyle olan münasebetleridir. Padişahın bu münasebetlerde takip ettiği siyaseti, bir müzaheret siyaseti olarak nitelendirmekteyiz. Bunun manası, padişahın temas ettiği devletlerin niyetlerini evvelden okuyup Osmanlı Devleti’nin çıkarlarını temin için belirli devletlerin lehtarlığını hâsıl edip, bunu yaparken daima Avrupa devletleri arasında mevcut olan husumetlerden istifade etmesidir. Bu siyasetin neticesinde elde edilen muvaffakiyetlerin en meşhuru, Ayastefanos Antlaşması’nın Osmanlı lehine Berlin Antlaşması suretinde hafifletilmesidir. Padişah bu neticeyi hâsıl etmek için, Ortodoks Rus Çarlığı ile -başta İngiltere olmak üzere- diğer Avrupa devletleri arasındaki düşmanlıklardan istifade ederek, İngilizlerin müzaheretini temin etmiştir. Bu siyaseti değerlendirirken müzaheret kelimesini kullanmamızın sebebi ise Sultan İkinci Abdülhamid Han’ın, lehtarlıklarını temin ettiği devletleri, Osmanlı Devleti ile müsavi (eşit) telakki etmiş olmasıdır. Padişah bu suretle, zatının temsil ettiği hilafet makamının ve Osmanlı Devleti’nin izzetine halel getirmeyip tenezzülsüz hareket ederdi.

Sultan Abdülhamid’in bu siyasetinin tam zıddını takip etmeyi kendine düstur edinip Avrupa devletlerinden gelen her yardımı bir himmet gören İttihat ve Terakki Cemiyeti, padişahı tahttan indirdikten sonra Selanik’e sürüp orada Alatini Köşkü’ne hapsetti. Balkan Harbi’nin patlak vermesiyle Beylerbeyi Sarayı’na getirilen Sultan İkinci Abdülhamid Han, bu sarayda mahpus olarak 10 Şubat 1918’de Hakk’ın rahmetine kavuştu.

Almanya Dışişleri Bakanlığı’nın Siyasî Arşivi’nde yapılan bir araştırma neticesinde -birçok resmî vesika arasında- padişahın vefatı üzere Alman gazetelerinde neşrolunan yazılar elde edildi. Bu yazılar, yukarıda izah edilen müzaheret siyaseti, Sultan Abdülhamid’in tahttan indirilmesi, Avrupa’nın o zamanki Osmanlı telakkisi ve İkinci Abdülhamid Han aleyhine güdülen propaganda gibi konulara ilişkin iyi bir kaynak teşkil etmektedir ve kısmen aşağıya derç olunmuştur.

Yazının devamını Yedikıta Dergisi 114. sayısından (Şubat 2018) okuyabilirsiniz.

Harun Reşid Acaroğlu

Recent Posts

İslâm Medeniyetinin Gençlik Aşısı Fütüvvet

Asırlar boyunca İslâm medeniyetinin manevî omurgasını oluşturan fütüvvet ve onun Anadolu’daki tezahürü olan Ahilik, gençliği…

3 gün ago

“Gör Şimdi Top Atışı Nasıl Olurmuş!”

Küçük bir gemi reisliğinden kaptan-ı deryalığa kadar yükselen Barbaros Hayreddin Paşa, Akdeniz’in her köşesinde yankılanan…

3 gün ago

Divanyolu

Tarihin engin hatıralarını barındırır Divanyolu. Yerebatan Sarnıcı’ndan yola çıksanız, yol boyu sağlı sollu pek çok…

3 gün ago

Kânî Efendi’nin İstanbul Sevdası

Kânî Efendi’nin gönlündeki İstanbul’a gitme sevdası karşısında herkes, aklıyla konuşmuştu ama o, gönlüyle yürümüştü…

3 gün ago

Selçuklu Çağında Tefsir İlmi ve Selçuklu Müfessirleri

Selçuklu dönemi, tefsir ilminin müstakil bir disiplin olarak şekillendiği, farklı coğrafyalarda ihtiyaçlara cevap veren zengin…

3 gün ago

Çatalca’nın Tarihî Surları

İstanbul’un ihtişamlı tarihinin gölgesinde kalan Çatalca Surları, şehrin dış savunma hattının bir parçası olarak beşinci…

3 gün ago