Osmanlı’nın Başlangıç Meridyeni Ayasofya’ydı

Tarih boyunca, meridyenlerin ilk noktası olarak seçilen Başlangıç Meridyeni zamana ve ülkelere göre değişmiştir. Eski Çağ haritalarında ilk meridyenin geçtiği yer olarak Kanarya Adaları kabul edilmişken, 6. yüzyılda Bağdat, İskenderiye ve Yeşil Burun Adaları başlangıç noktası olarak belirlenmişti. 1884’te baş meridyen çizgisi olarak Londra’daki Greenwich semti seçilse de Osmanlı kendi coğrafyasında Ayasofya’dan geçen meridyen çizgisini kullanmıştı…

Osmanlı’nın Robinsonları

Daniel Defoe’nun, dünya klasikleri arasına girmiş meşhur romanının kahramanı Robinson Cruose’u bilmeyen yoktur. Issız bir adaya düşen Robinson 28 yılını burada geçirmiştir. Gerçek bir hikâyeden yola çıkarak kurgulanan roman, Hıristiyanlık ve sömürgecilik propagandası yaptığı gerekçesiyle de eleştirilmiş aynı zamanda.

OSMANLI DEVLETİ SAVAŞA NASIL İTİLDİ? BÜYÜK OYUN BÜYÜK SAVAŞ

Üç kıtaya yayılan, 16 devletin dâhil olduğu 1. Dünya Savaşı’nda, silahaltına alınan ortalama 65 milyon askerin 37 milyonu ölü, yaralı, esir ve kayıp olarak kayıtlara geçti. Birçok tarihçinin de dile getirdiği gibi, bu dünya harbi Osmanlı topraklarını paylaşım savaşıydı ve Osmanlı’nın savaşa sokulması aslında bu paylaşımın perde arkasını gösteriyordu…

KIYMETİ BİLİNMEYEN HAZİNE VAKIFLAR

Osmanlı Devleti’nin kurduğu medeniyetin temeli vakıflara dayanır. Başta padişahlar olmak üzere sultan ailesi ve hanımları, şeyhülislam, sadrazam, vezir, paşa ve Müslümanlarca vakıflar kurulmuştur. Asırlarca eserleri ve akarlarıyla hizmet vermiş olan bu hazinelerin, 100 yıldır göz ardı edilse de gelecekte önemli rol oynaması bekleniyor…

Osmanlı Devrinde Kitap Nasıl Basılırdı?

Osmanlı devrinde matbaalar iki şekilde faaliyet gösteriyordu. Bunlardan birincisi hurufat, diğeri taş basmasıydı. Eski matbaalar ve işleyiş usulleri bugün tarihe karıştı. Günümüzde son teknoloji baskı makineleriyle yapılan iş eskiden nasıl yapılıyordu? İşte hurufat, taş basması ve eski matbaaların işleyiş tarzları hakkında bugün bilinmeyenler…

OSMANLI’NIN HAC GÖREVLİLERİ

Günümüzde kutsal topraklara yapılan ziyaretler, tecrübeli rehberler sayesinde hem daha sağlıklı yapılıyor hem de yapması gereken ibadetleri tam olarak bilmeyenlere büyük kolaylıklar sağlıyor. Peki Osmanlı devrinde de hacılarla ilgilenen, onlara yol gösteren günümüzün rehberleri hükmünde kılavuzlar var mıydı?

OSMANLI DEVLETİ’NDE MÜZECİLİK

Fatih Sultan Mehmed Han Topkapı Sarayı’nı yaptırırken saray surları içinde kalan Aya İrini Kilisesi’ne cebecilerden bir kısmını yerleştirerek burayı sarayın silah ambarı haline getirmişti. İç cebehane olarak adlandırılan bina 1726’da Sultan Üçüncü Ahmed Han’ın emriyle tamir ve tanzim edildikten sonra gezilebilecek hale getirildi.

Eskiden Çevreyi Kirleten Asılırdı!

Çevre kirliliği özellikle asrımızda korkunç bir felaket halini aldı. Bu felakete mani olmak üzere çevrenin temiz tutulması meselesinin her devirde insanlar arasında önemli bir konu olduğunu ise tarihî kaynaklardan öğrenmekteyiz. Çevrenin temiz tutulması hususunda Osmanlı Devleti devrinde de gerekli hassasiyeti göstermeyenlere çeşitli cezalar verilirdi…